BEKA GRUP: Home FAYDALI BİLGİLER ANKARA HAKKINDA

ANKARA HAKKINDA

e-Posta Yazdır PDF

 


Ankara

Ankara, Türkiye Cumhuriyeti'nin Başkenti, dünyanın 40. büyük şehri. Nüfusu 2007 nüfus sayımına göre 4.466.756 kişidir. Topraklarının büyük bölümü İç Anadolu Bölgesi'nin Yukarı Sakarya bölümünde yer alan Ankara ilinin merkez kenti'dir. Rakımı ortalama 890 metredir.

1. ankara
2. angora
3. türkiye`nin başkenti
4. Türkiye'nin İç Anadolu Bölgesi'nde yer alan illerinden biri.
5. Ankara hakkında bilgiler


Ankara'nın konumu
Ankara Türkiye Cumhuriyetinin başkenti, ikinci büyük şehri. Nüfus bakımından İstanbul’dan, yüzölçümü bakımından da Konya’dan sonra ikincidir. Bolu, Çankırı, Kırıkkale, Kırşehir, Konya, Aksaray ve Eskişehir arasında yer alır. 38°33' ve 40°47' kuzey enlemleri ile 30°52' ve 34°06' doğu boylamları arasındadır. Batıdan doğuya, kuzeyden güneye transit yolların düğüm noktasıdır. Büyük bir kısmı İç Anadolu bölgesinde, diğer kısmı da Batı Karadeniz bölgesindedir. Telefon kod numarası (312) dür.

İsminin kökeni
Ankara ismi için muhtelif rivayetler vardır. Her millet kendine göre mana vermiştir. Frigyalılar (gemi çıpası) manasına gelen “Amküra” demişlerdir. Romalılar “Aneyre” demişler, Yunanlılar (koruk) manasına gelen “Agurida” veya (hıyar) manasına gelen “Anguri” ismini vermişlerdir. M.Ö. 3 yüzyılda "Appoloyons" isimli bir tarihçinin Ankara ile ilgili iddiaları doğru değildir. Bu tarihçiye göre, Galatlarla Pontus birleşerek Mısır’a sefer yapmışlar. Kazandıkları zaferin hatırası olarak bir gemi çıpasını alıp dönüşlerinde Ankara’yı kurmuşlardır. Halbuki Ankara, Frigya ve Hitit devrinde bilinen bir şehirdir. Frikçe’de “Ank” (kıvrıntı) manasına gelir. Persler ve İlhanlılar, Farsça üzüm manasına gelen “Engür”, Araplar “Enguriye” ismini kullanmışlardı. Selçuklular “Zatül Selasil”, Osmanlılar ise “Angara” ve nihayet “Ankara” demişlerdir.

Ankara, tarih boyunca pek çok isimle anılmıştır. Beki L. Bahar, Efsaneden Tarihe Ankara Yahudileri adlı kitabında Ankara'nın isimlerinin kronolojik isim sıralaması vardır. Ankuva, Ankir, Anküra, Ankyra, Ankora, Tektasagon Neocoros Lamportante Metropolis Sebaste, D'antoniania Ankyra, Engüriye, Engürü, Ankara, Aneras , Beldei-el Selasil, İmariye, İmadiye, Amudiye, Kala-i Selasil yine benzer bir sıralama Orhan Karaveli'nin Bir Ankara Ailesinin Öyküsü adlı kitabında'da bulunmaktadır. Ankulla, Ankuwa, Ancyra, Ankyra, Ankira, Ankagra, Ankori, Angori, Engüriye, Engürü, Angora, Angada ve Ankara, Avram Galanti Ankara Tarihi isimli kitabının birinci bölümünde Ancora, Ankura, Anker, Angira, Angaras, Ankyra, Ankuvva isimleri geçmektedir.
Anchor Latince'de gemi çapası , Ankas Sanskritçede engebeli , Engür Farsça'da üzüm , Angurika Yunanca'da koruk anlamına gelmektedir. Hitit belgelerinde geçen Ankuwa ve Ankurawa ise Yüce Anka Tapınağı olarak çevrilmektedir.
Kemal Bağlum'un Beş Bin Yılda Nereden Nereye ANKARA isimli kitabında Ankara isminin kökenini şu şekilde açıklamaktadır.
Ankara isminin nereden geldiği konusunda çeşitli görüşler bulunmaktadır. Bunların en önemlisi ve tarihçilerin ve arkeologların birleştiği ad Galatların amblemi olan ve çapa anlamına gelen Ancyra'dan kaynaklanmaktadır. Roma İmparatoru Neron döneminde Ankara Tectosageler'in Ancyra'sı olarak biliniyor. Antonin (138 - 161) ve Caracalla da (211 - 217) Ankara'ya Antoninaniya ismini vermişlerdir. Bizanslılar Ancyra, Tarihçiler Arapların 8. yüzyılda Ankara, İslam akıncıları ise Zat'ül Selasi adını koymuşlardır. Selçuklu komutanı El İdris 12. yüzyılda Anadolu'ya geldiğinde bu kente Angori ismini vermiş. İbni-il Atun, Yakut, İbni-Bibi, Ebul Feda 13. ve 14. yüzyılda Ankara'yı Engüriye ve Engürü olarak isimlendirmişlerdir.Danişmentliler Ankara'yı Darül-Selasiye olarak adlandırmışlardır. Tarihçiler, Selçuk ve Moğollar dönemindenden 1343 yılına kadar Ankara'ya Engüriye, Katip Çelebi de 1648'de Ankara'ya geldiğinde bu kentin adının Engüri olduğunu yazmıştır.

Ankara ili
Ankara ili, Türkiye'nin başkenti Ankara şehrinin bulunduğu ildir.

Tarih
Ankara tarihi Ankara M.Ö. 333'de Makedonya Kralı Büyük İskender tarafından Persler'den alınana kadar; tarihi boyunca Frigyalılar, Lidyalılar, Persler ve Hititler'in egemenliğine girmiştir. O yıllarda Anadolu’ya gelen savaşçı bir kavim olan Galatlar eski Ankara Kalesi’ni yapmışlardır. Daha sonra bölgede siyasal birliği kuran Romalılar M.Ö. 189 yılında Galatlar'ı yenerek Ankara’yı ele geçirmişlerdir.

M.S. 3. Yüzyıl ortalarında Roma İmparatorluğu’ndan ortaya çıkan sosyal ve ekonomik çöküntüyle paralel olarak kent o günlere kadar koruduğu açık kent niteliğini yitirmiş; çevresi surlarla çevrilmiştir. Roma İmparatorluğu'nun başkenti İstanbul’a taşınınca, Ankara’dan geçen ve başkenti doğuya bağlayan yolların önemi daha da artmıştır. M.S. 10. yüzyıla kadar Ankara diğer Bizans Kentleri gibi para ekonomisinin geliştiği, örgütlü bir ekonomik yapısı olan önemli bir merkez özelliği kazanmıştır. Bu dönemde, kent planının temel öğeleri; kent düşman saldırılarına karşı koruyan kalın surlar, pazar yeri işlevini gören agora ve kilisedir.
Ankara’nın Selçuklular'ın eline geçmesi, Malazgirt Savaşı'ndan sonra 1073 yılına rastlar. 12 ve 13. yüzyıllarda Selçuklu sultanlarının da çabasıyla transit ticaret bir gelişme gösteren Ankara 1304’de görevli özerklik verilerek Osmanlı Devleti'ne bağlandı. I. Murat zamanında kesin olarak Osmanlı topraklarına bağlanan kentte, 1402 yılında Timur ve Osmanlı Yıldırım Beyazıt arasındaki Ankara Savaşı yapıldı. Savaşta kent ve çevresinin büyük ölçüde harap olmuş, Anadolu birliğini yeniden kuran II. Murat zamanında yeniden onarılmıştır.

I. Dünya Savaşı sonrasında Osmanlı Devleti savaştan yenilgiyle ayrılınca; Mustafa Kemal Atatürk Kurtuluş Savaşı'nı başlatan en büyük adımı Ankara'da atmış, ilk ulusal meclis burada açılmış, Kurtuluş Savaşı Ankara'dan yönetilmiştir. Savaş sonucunda Türk Milleti bağımsızlığını tekrar kazanmış, 13 Ekim 1923'te Ankara yeni kurulan Türkiye Cumhuriyeti'nin başkenti olmuştur.

Coğrafya
Ankara coğrafyası

Ankara'nın ilçeleri
İç Anadolu Bölgesi’nin kuzeybatısındadır. Doğusunda Kırşehir ve Kırıkkale, batısında Bilecik-Eskişehir, kuzeyinde Çankırı, kuzeybatısında Bolu, güneyinde Konya ve Aksaray illeri yer almaktadır.
Ovalık bir alanda kurulan ilin yüzölçümünün; yaklaşık % 50’sini tarım alanları, % 28’ini ormanlık ve fundalık alanlar, %12’sini çayır ve meralar, % 10’unu tarım dışı araziler teşkil etmektedir.
Dağlık ve ormanlık Kuzey Anadolu ile kurak Konya Ovası arasında yer alan Ankara, Kızılırmak ve Sakarya Nehri ve havzaları ile çevrilmiş olup, kuzey ve kuzeybatısındaki dağlar yer yer ormanlık alanlarla kaplıdır.
İlin, en yüksek noktasını 2.015 m. yüksekliğindeki Elmadağ Dağı, en geniş ovasını 3.789 km²'lik yüzölçümü ile Polatlı Ovası, en büyük gölünü yaklaşık 490 km²'lik yüzölçümü (İl içi) ile Tuz Gölü, en uzun akarsuyunu yaklaşık 151 km.lik (İl içi) uzunluğu ile Sakarya Nehri, en büyük barajını 83,8 km².lik yüzölçümü ile Sarıyar Barajı oluşturmakta olup, il geneli itibarıyla 14 doğal göl, 136 sulama göleti ve 11 baraj bulunmaktadır.
İlin başlıca akarsuları; Kızılırmak, Sakarya Nehri, Ankara Çayı, Kirmir Çayı, Ova Çayı ve Balaban Çayı’dır. Başlıca gölleri; Tuz Gölü, Mogan Gölü ve Eymir Gölü’dür. Başlıca barajları; Sarıyar, Kesikköprü, Çubuk-1, Çubuk-2, Bayındır, Kurtboğazı, Çamlıdere ve Asartepe barajlarıdır.
Geniş arazi yapısı itibarıyla güneyde bozkır, kuzeyde ılıman ve yağışlı bir iklim tipinin görüldüğü Ankara'da genel olarak yaz ayları sıcak ve kurak, kış ayları soğuk ve kar yağışlı kurak bir karasal iklim tipi görülmektedir.

İlçeleri
Akyurt - Altındağ - Ayaş - Bala - Çankaya - Çubuk - Elmadağ - Etimesgut - Gölbaşı - Kalecik - Kazan - Keçiören - Mamak - Pursaklar - Sincan - Yenimahalle - Beypazarı - Çamlıdere - Evren - Güdül - Haymana - Kızılcahamam - Nallıhan - Polatlı - Şereflikoçhisar

İklim
Ankara'nın büyük bölümünde karasal iklim hüküm sürer. Yazları sıcak ve kurak, kışları soğuk ve kar yağışlıdır. İç Anadolu'dan gelen Karasal iklimin etkisi ile ilin orta ve güneyinde bozkırlar,Karadeniz'den gelen Karadeniz iklimi etkisi ile de kuzeyde ormanlar yaygındır. Ankara Türkiye'deki üç ana iklim tipinin de görüldüğü üç ilden biridir (diğerleri Kırklareli ve Bolu'dur). İlin kuzeybatı ucunda Bolu sınırına yakın bir noktada bulunan Uluhan civarında iklim koşulları kısmen Akdeniz iklimi (geçiş iklimi) özelliklerini yansıtır. İlin kuzey kesimleri karadeniz iklimi etkisindeyken diğer yerlerde karasal iklim hüküm sürer. Güney ve güneydoğuya gidildikçe günlük ve yıllık sıcaklık farkları artarken yağış miktarı da azalır. Kuzeyde Kazan, Kızılcahamam ve Çamlıdere ilçeleri Karadeniz ikliminin açık etkisi altındadır. Ortalama en sıcak aylar temmuz ve ağustos en soğuk ay ise ocaktır. İlde kışın sis etkili olup hayatı olumsuz etkiler. İl genelinde yıllık ortalama sıcaklık 11.7 derece, yıllık ortalama yağış ise 389.1 mm olup ortalama basınç değeri de 913.1 mb dir. Donlu gün sayısı yılda ortalama 60-117 arasında değişir karla örtülü ortalama gün sayısı ise yılda 60.5 gündür. Ankara ili sınırları içerisinde en yüksek sıcaklık 30.07.2000 tarihinde Beypazarı ilçesinde 43.0 derece olarak ölçülmüştür. Ankara'da tespit edilen en yüksek rüzgar hızı ise saniyede 29.2 metre olarak ölçülmüştür (105,120 km/h).

Nüfus
Ankara, Adrese Dayalı Nüfus Kayıt Sistemine (ADNKS) göre 2007 nüfusu 4 466 756 'dır. Nüfusun 2 225 033 'ü erkek, 2 241 723 'ü ise kadındır.

Nüfusunun en yoğun olduğu yaş grubu ise 1978 ile 1983 doğumlular oluşturmaktadır ki toplam sayıları 429.946 'dır.

Ulaşım
Şehir içi ulaşım


EGO otobüsleri

Ankara şehir içi ulaşımı, 1920'li ve 1930'lu yıllar arasında yerleşim kale ve gar arasında olduğundan ve ufak kent görünümü nedeniyle ağırlıklı yayan olmak üzere çok sınırlı sayıda araç ile yapılmakta idi. 1930 - 1935 yılları arasında Ankara’ nin nüfusu kentin Yenişehir ve Cebeci bölümlerine kaymasından dolayı şehri yüzey alanı genişlemiş yaya mesafesini aşmıştır. Ulaşım ihtiyacı kaptı-kaçtı adındaki tahta otobüslerle giderilmeye çalışılmıştır. Bu otobüsler 12 toplu taşım hattında belediye tarafından belirlenen tarifeye göre Ulus merkezli olarak çalışmıştır.22 Ocak 1930 tarihinde Bakanlar Kurulunun aldığı karar ile de Ankara da otobüs, minibüs ve elektrikli tramvay işletme yetkisi Belediyeye verilmiştir.
1935'te Ankara Belediyesi Otobüs İdaresi kurularak belediyenin ilk otobüs toplu taşıma hizmeti başlatılmıştır.; 1 Ekim 1935’de SSCB’den kredi ile topluca alınan 100 adet ZİS marka uzun alınmış. Ankara genelinde; 12 adet hat açılmış ve bu otobüsler servislere verilmiştir.
1940'lı yıllarda küçük girişimciler Station Wagon tarzında 7 kişilik Amerikan yapımı otomobillerle taksi dolmuş uygulaması başlatmış. Bu tip araçlarla ulaşım 1970'li yıllarda da devam ettirilmiştir. 1982 yılında taksi dolmuş uygulamaları tamamiyle yasaklanmıştır.
17 Ekim 1946’da çıkan bir yangında otobüs garajının büyük bir bölümü ve otobüs filosunun önemli bir kısmı yanarak kullanılamaz hale gelmiştir. Bunun üzerine Bakanlar Kurulu kararıyla İstanbul’un Anadolu yakasında İETT’den bağımsız olarak hizmet veren Üsküdar Kadıköy Halk Tramvayları Şirketi’nin elindeki 5 adet Ford otobüs ile Hatay’dan 2 Ford ve 2 Twin Coach marka otobüs Ankara’ya gönderilmiştir.
1947 yılında ,Türkiye'nin ilk Troleybüs Şebekesi kurularak hizmete açılmıştır. 1 Haziran 1947’de 10 adet Brill marka , 1948’de yine 10 adet FBW marka troleybüs ; Ulus - Bakanlıklar hattında hizmete girmiştir. 1952’de alınan 13 MAN araçla birlikte, Ankara’da çalışan troleybüs adedi; 33’e ulaşmıştır.
1951-1960 yılları arasında otobüs parkına 133 Büssing otobüs eklenmiştir. 1960’da ise İstanbul İETT idaresi ile birlikte İtalya’dan Ansaldo San Giorgio marka 33 adet troleybüs getirildi ve böylece EGO’nun troleybüs parkı; 66’ya yükselmiştir.
1962-69 dönemi içinde de Büssing otobüs alımları devam etmiş ve filoya 175 yeni araç daha katılmıştır.
1974’de ilk kez toplu Mercedes-0302 otobüs alımı yapılmış. 50 Mercedes-RST filoya katılmıştır.
1976-77 yılları arasında MAN-590 model 175 araç yerli piyasadan temin edilmiştir.
1977’de yolcu yoğunluğu az olan ve daha çok gecekondu bölgelerine hizmet veren hatlarda kullanılmak üzere 20 adet Magirus marka midibüs alınmıştır.
1979 yılında Macaristan’dan İkarus marka 50 körüklü ve 35 solo otobüs filoya katılmıştır. Ankara’ya 1979-80 yıllarında gelen bu yeni araçlar, aynı zamanda şehrin ilk 3 kapılı otobüsleriydiler. Bu yıldan itibaren EGO, otobüs kapı numaralarını numaralandırma sistemini değiştirerek, klâsik sistemi terketti ve Türkiye’de ilk kez; “Alınış yılı-sıra numarası” kalıbına geçti (Bu yöntem, 1994’de de İETT’de uygulanmaya başlandı).
1979-1981 döneminde trafiği aksattıkları ve yavaş gittikleri gerekçesiyle 56 troleybüs hizmetten kaldırıldılar (Brill marka troleybüsler, 1973 yılından önce hizmetten alınmışlardı) ve bu tarihten itibaren EGO İşletmesi günümüze kadar sadece otobüs bazında hizmetini ettirmektedir.
1982 yılında kent içi toplu taşımaya sarı renkli özel halk otobüsleri de katılmıştır.
1984’ lü yillarda otobüslerde biletçi uygulaması kaldırılarak tek tip ücret ve kumbara uygulaması baslatılmış, Dikimevi-Beşevler arasında 5,3 Km.'lik otobüs özel yolu hizmete açılmıştır.
Şehir içi ulaşımda son zamanlarda en yoğun taşımacılık metro ile yapılmaktadır. EGO Genel Müdürlüğü tarafından işletilen Ankara metrosu günde yaklaşık 150.000 yolcu taşımaktadır. Metro ağında halihazırda Metro ve Ankaray adı altında iki ayrı taşıma sistemi çalışmaktadır. Ankaray Metroya göre daha hafif bir raylı sistemdir. Ağ halen süren çalışmalarla şehrin dört bir yanına ulaşma hedefine doğru gitmektedir.
Günlük ulaşımda belediye tarafından işletilen otobüsler ile özel olarak işletilen dolmuşlar da kullanılmaktadır. Belediyeye ait araçlarda manyetik kontörlü kartlar kullanılmaktadır. Özel araçlarda ise nakit kullanılmaktadır.
Şehirde taksi sayısı da halkın ihtiyacını karşılayacak düzeydedir ve 24 saat hizmet vermektedir. Saat 24 ile sabah 6 arası taksiler zamlı tarife uygulamaktadır.

Şehir dışına ulaşım
Esenboğa Hava Limanı
Kentin kuzeyinde yer alan Esenboğa Uluslararası Havalimanı şehre havayolu ile giriş çıkışı sağlayan, en önemli noktadır. 2006 yılında tamamen yenilenip kapasitesi ve işlevi çağdaşlaştırılmıştır. Hava limanını şehir merkezine bağlayan yol da tamamen yenilenmiş ve yeni geçitler devreye sokulmuştur. Havayolu ile kente ulaşmanın bir başka yolu da ordunun hizmetindeki Etimesgut Askeri Havalimanıdır. Bu havalimanı sivil uçuşlar için kullanılmasa da gerektiğinde alternatif olarak kullanılabilmektedir.
Şehre giriş çıkışlarda ikinci önemli yer ise Ankara Şehirlerarası Terminal İşletmesi kısaca AŞTİ'dir. Avrupanın en büyük otobüs terminalleri arasında yer alan tesislerde restoranlar, emanet, büfeler ve firmalar için servis istasyonları da bulunur. Tesislerin Ankaray bağlantısı olduğu gibi yeterli sayıda taksi servisi de vardır.
Tren yolu ile giriş çıkışta en önemli yer Türkiye Cumhuriyeti Devlet Demiryolları Ankara Garı'dır. Burası aynı zamanda ülkenin doğusu ile batısının ayrıldığı noktadır. Halihazırda ülkenin dört bir yanına ve banliyölere buradan tren seferleri düzenlenmektedir. Eskişehir üzerinden kenti İstanbul'a bağlayacak olan hızlı tren projesi ise hizmete girmiştir.

Nüfus
Kentin nüfusu 2007 adrese dayalı nüfus sayımına göre 3.763.591 kişidir. Bunun 1.870.831'i erkek, 1.892.760'ı kadındır.

Uygarlık
Müzeler
Ankara'daki müzeler Ankara şehir merkezi sınırları içerisinde çeşitli kurumlarca işletilen 42 müze bulunmaktadır.

Arkeolojik Alanlar

Ankara Roma Hamamı kalıntıları
Roma Hamamı Ulus meydanından Yıldırım Beyazit Meydanına uzanan Çankırı Caddesi üzerinde, Ulus'tan itibaren yaklaşık 400 m. uzaklıkta, yolun batısında, caddeden 2.5 metre kadar yükseklikte yer alır, III. Yüzyılda Septimius Severus'un oğlu Roma İmparatoru Caracalla (212-217) tarafından Sağlık Tanrısı Asklepion adına yapılmıştır.
Kale Ne zaman yapıldığı kesin olarak bilinmemekle birlikte Hititlere uzanan tarihi boyunca birçok kez tamirden geçirildiği tahmin edilmektedir. Romalılar, Bizanslılar hakimiyetinde kalan kale, 1073 yılında Selçukluların eline geçmiştir. 1101 yılında Haçlılarca ele geçirilen kale 1227 yılında tekrar Selçukluların hakimiyetine girmiştir. Selçuklular döneminde onarılan ve eklemeler yapılan kale Osmanlı döneminde 1832'de Kavalalı Mehmet Ali Paşa'nın oğlu İbrahim Paşa tarafından bir onarımdan geçirilmiştir.
Augustus Tapınağı Ankara Ulus'ta Hacı Bayram Camii bitişiğindedir. M.Ö. II. yüzyılda Frigya tanrısı Men adına yapılmış olan tapınak zamanla yıkılmıştır. Bugün kalıntıları bulunan tapınak ise son Galatya hükümdarı Amintos'un oğlu kral Pilamenes tarafından Roma İmparatoru Augustus adına bir bağlılık nişanesi olmak üzere yaptırılmıştır.
Jülian Sütunu Ulus bölgesinde bulunur. Sütün 362 yılında Roma İmparatoru Julianın Ankaraya ziyareti onuruna karşılık dikilmiştir.
Akköprü Ankara'nın Yenimahalle ilçesinde, Varlık mahallesi'nde bulunan Anadolu Selçuklu sultanı I. Alaeddin Keykubad zamanında yaptırılmış tarihi bir köprüdür.
Roma Tiyatrosu Ulus Meyda'nından Ankara Kalesine çıkan Hisar Parkı Caddesi üzerindedir. Roma döneminde M.S. 1. yüzyıl'ın ikinci yarısı ile M.S. 2. yüzyılın başına tarihlendirilmiştir.

Yapılar
İbadethaneler

Kocatepe Camii Ankara'nın Kocatepe semtinde 1967'de inşaatına başlanan ve Türkiye Diyanet Vakfı tarafından 1987'de inşaatı tamamlanan cami.
Hacı Bayram Câmii Ankara'nın Ulus semtinde bulunan tarihi camii. Augustus (Ogüst) Tapınağı'nın bitişiğindedir.
Karacabey Camii 15. yüzyılda Karacabey tarafından yaptırılmıştır.Bugün Hacettepe Kampusü içinde kalmıştır.
Arslanhane Camii 1289 - 1290 yılları arasında Ahi Şerafeddin tarafından yaptırılmıştır. Samanpazarı semtindedir.
Sultan Alaeddin Cami 1211-1236 yılları arasında Selçuklu Sultanı I. Alaeddin Keykubad tarafından bugün eski Ankara denilen Kaleiçi’nde yaptırılmış Ankara’nın ilk camisi.

Maltepe Camii
Ahi Elvan Camii 1382 yılında Ahi Elvan Mehmet Bey tarafından yaptırılmıştır. Koyunpazarı semtinde bulunmaktadır.
Cenab-ı Ahmet Paşa Camii 1566 yılında Anadolu Beylerbeyliği yapmış Cenabı Ahmet Paşa tarafından yaptırılmıştır. Ulucanlar caddesi üzerinde bulunmaktadır.
Zincirli Camii 1687 yılında Şeyhülislam Ankaralı Mehmet Emin tarafından 1687 yılında yapılmıştır.Anafartalar Caddesindedir
Ağaçayak Camii 1705 yılında yapılmıştır. Ulucanlar caddesindedir.
Leblebicioğlu Camii 1711 yılında yapılmıştır. Denizciler cadddesindedir.
Eskicioğlu Camii Ne zaman yapıldığı ve kim tarafından yaptırıldığı belli değildir. Eskicioğlu mahallesinde yer almaktadır.
Hacettepe Camii Hacettepe Mahallesi, Sarı Kadın caddesindedir.Kapısının üzerinde dört satırlık kitabesi bulunmaktadır.
Hacı Hidayet Camii Basın Evleri Basın Caddesi'ndedir. Hacı İlyas Camii Hacı Musa Camii Kurşunlu Camii Azize Teresa Latin Katolik Kilisesi Samanpazarı Musevi Cemaati Sinagogu

Türbeler
Hacı Bayram Türbesi Karacabey Türbesi Arslanhane Türbesi Cenab-ı Ahmet Paşa Türbesi Karyağdı Türbesi 1577 - 1578 yıllarında Karyağdı Hatun adına inşa edilmiştir. İtfaiye Meydanında bulunmaktadır. Kesikbaş Türbesi Yörük Dede Türbesi Hüseyin Gazi Türbesi

Hazireler
Taceddin Camii Haziresi Taceddin Camisinin avlusunda yer almaktadır. Cenabı Ahmed Paşa Haziresi Cenabı Ahmed Paşa Camisinin doğu tarfındaki avlusunda yer alır. Kırklar Mezarlığı Yalçınkaya Mahallesi'nde bulunmaktadır

Hanlar
Çengel Han Ankarada 1522-1523 tarihlerinde Mihrimah Sultan’ın eşi Damat Rüstem Paşa tarafından inşa ettirilmiş tarihi bir handır. Atpazarı mahallesi Kaleönü Depo sokakda bulunmaktadır. Şu anda binadaRahmi Koç Müzesi bulunmaktadır
Taşhan 1880'li yılların sonuna doğru Ankara'nın Ulus Meydanı'nda inşa edilmiş olan ve yıkıldıktan sonra yerine Sümerbank binasının yapıldığı bir binadır.
Suluhan1685 yılında Şeyhülislam Cevvarzade Mehmet Emin Bey tarafından yaptırılmıştır. Posta caddesi üzerinde bulunmaktadır.
Safran Han 1512 yılında Hacı İbrahim Bin Hacı tarafından yaptırılmıştır. Atpazarı , Salman sokakta bulunmaktadır Çukurhan Kurşunlu Han Sadrazam Mahmut Paşa tarafından yaptırılmıştır. Şu anda binada Anadolu Medeniyetleri Müzesi yer almaktadır.

Hamamlar ve Çeşmeler
Eyne Bey Hamamı Ankara Gazi lisesi ile Denizciler Caddesi arasındadır. Sultan I. Murat'ın subaşılarından Eyne Bey tarafından 14. yüzyıllın sonu veya 15. yüzyıl başında yaptırılmıştır.
Karacabey Hamamı Talat Paşa Bulvarı üzerindedir. 1440 yılında Karaca Bey tarafından yaptırılmıştır. Şengül Hamamı Anafartalar Caddesi üzerindedir. Kitabesi olmadığından yapım tarihi kesinleşmemiştir. İshak Paşa tarafından yaptırılmıştır.
Hanifi Rum Çeşmesi Kitabesine göre 1804 yılında yapılmıştır. Hacettepe Merkez Öğrenci yurdu arkası Zülüflü sokakta bulunmaktadır.
Gicik Çeşmesi 1901 yılında yapılmıştır. Ulucanlar Cadddesi Gicik Mescidi'nin önünde yer alır. Molla Büyük Çeşmesi Kayabaşı Mahallesi Yasa Sokakta yer alır. Molla Büyük Mescidinin kuzeyindedir. Kitabesine göre 1804 yılında Sahire Hanım tarafından yaptırılmıştır.

Anıtlar ve Heykeller
Cumhuriyet dönemi Ankara'sında açılan ilk anıt namazgah tepedeki Etnoğrafya Müzesi önüne yerleştirilen Atlı Atatürk Anıtıdır , anıt 29 Ekim 1927 yılında açılmış , bu anıtı Zafer Meydanındaki Mareşal Atatürk Anıtı ve Ulus Zafer Anıtı izlemiştir.Ankara, Başkentin Tarihi, Arkeolojisi ve Mimarisi - Ankara Enstitüsü Vakfı Yayınları - ISBN 975-95848-3-2
1980'li yıllarda dönemin belediye başkanı Ali Dinçer, kentte oluşturulan yaya bölgelerine heykel koymak üzere girişimde bulunur. Ankara, Gazi Eğitim Enstitüsü Heykel hocalarından Burhan Alkar, Remzi Savaş ve Metin Yurdanur üçer adet heykel yaparlar. Burhan Alkar’ın soyut anlayışta galvandizli su borusundan yaptığı Atılım isimli heykeli konulduğu Sakarya yaya bölgesinden kaldırılır. Yine aynı bölgeye konulan Barış kompozisyonu yerinde durmaktadır. Remzi Savaş Abdi İpekçi parkındaki havuza bronz fıskiye kompozisyonuyla, Sakarya yaya bölgesine konulmak üzere iki adet soyutlanmış bronz kompozisyon gerçekleştirir. Ancak bu iki heykel yerlerine konulamadan 12 Eylül 1980 yönetimi tarafından malzemelerinden yararlanmak amacıyla eritilir. Metin Yurdanur’un Ankara Garı önündeki Miras isimli heykeli ve Sıhhıye Abdi İpekçi parkındaki Eller heykeli de bu dönemde yapılmış çalışmalardır.

Cumhuriyet Dönemi Yapılar
Anıtkabir Türk Kurtuluş Savaşı'nın ve inkılaplarının önderi ve Türkiye Cumhuriyeti'nin kurucusu Mustafa Kemal Atatürk'ün, Ankara Anıttepe'de (eski adıyla Rasattepe) bulunan anıt mezarıdır.1973'den beri İsmet İnönü'nün kabri de Anıtkabir'dedir.
Atatürk Orman Çiftliği Atatürk'ün 1925 yılında, Ankara'da modern bir çiftlik kurulması için verdiği talimat ile kurulmuştur.
Ankara Garı 1937'de açılan Türkiye Cumhuriyeti Başkent'inin erken yıllarına ait en görkemli yapıtlardan birisidir.Günümüzde hâlen TCDD'nin Ankara ana istasyonu olarak kullanılmaktadır.
Siyasal Bilgiler Fakültesi 1939'da dünyaca ünlü mimar Ernst Egli'ye yaptırılmıştır.
Sümerbank Genel Müdürlük Binası 1937 - 1938 yılları arasında Alman Mimar Martin Elsaesser tarafından yapılmıştır. Merkez Bankası Genel Müdürlük Binası Avusturyalı mimar Clemens Holzmeister tarafından 1931-1933 yılları arasında Emlak Bankası olarak yapılan bina, Atatürk'ün istemiyle Merkez Bankası'na dönüştürüldü. Bina 1952 yılına kadar Anadolu Kulübü olarak da faaliyet gösterdi.
TEKEL Başmüdürlük Binası İtalyan mimar G. Mongeri tarafından 1928 yılında yapılmıştır
Ziraat Bankası Genel Müdürlük Binası İtalyan mimar G. Mongeri tarafından 1926 - 1929 yılında yapılmıştır. Ankara'nın ilk resmi binasıdır.
Dil ve Tarih Coğrafya Fakültesi Binası 1937 yılında Alman mimar Bruno Taut tarafından planı çizilen ve yapılan Ankara Üniversitesi Dil ve Tarih Coğrafya Fakültesi'nin eğitim ve öğretim binasıdır.
Ankara Opera Sahnesi Bina ilk orijinalinde Türk mimar Şevki Balmumcu tarafından bir sergi merkezi olarak dizayn edildi. 1933 yılında açılan uluslararası yarışmada bu proje birinci seçilmişti. Yapı daha sonra Alman mimar Paul Bonatz tarafından bir opera sahnesine dönüştürüldü. Bu şekilde hizmet vermeye 2 Nisan 1948' de başladı.

Meydanlar
Hergele Meydanı Ankara Ulus'ta bugünkü İtfaiye Meydanı'nın eski adı bit pazarı ya da ikinci el eşya pazarı olarakda bilinen Hergele Meydanı adını 19.asırda şehre dışardan gelenlerin ve şehir esnafının bir araya gelmesinden dolayı her gelen uğradığı yer anlamında Hergelen Meydanı adını almıştır.
Kızılay Meydanı Türkiye'nin başkenti Ankara'nın merkezidir. İsmini Kızılay kurumundan almıştır.
Opera Meydanı Meydan adını Opera binasından almaktadır.
Tandoğan Meydanı Şehrin eski valisi 1946 yılında intihar ederek ölen Nevzat Tandoğan'ın adının verildiği semttin tam ortasında bulunan meydan.
Şili Meydanı Türkiye ile Şili arasındaki dostluğu pekiştirmek adına yapılmıştır. Meydanda Şili'nin kurtarıcısı ve Şili Cumhuriyeti'nin kurucusu Bernardo O'Higgins'in anıtı bulunmaktadır. Ulus Meydanı Hükümet meydanı

Parklar
Ankara'da cumhuriyetin ilk yıllarında inşa edilmiş ve daha sonra da oldukça geliştirilmiş açık alanlar ve parklara sahiptir.

Gençlik Parkı Gençlik Parkı lunapark, kayıkla gezilebilecek geniş bir havuz ve yeşil alanlara ev sahipliği yapar, |Kurtuluş Parkı Kurtuluş Parkı(buz pateni pisti de mevcuttur Altın Park yeşil alanlar dışında fuar alanı ve binaları da bulunur), Göksu Parkı Eryaman'da eski Susuz göleti üzerine kuruludur. Soğuksu Millî Parkı 1959 yılında Millî Park olarak tesis edilmiştir. Ankara'ya yakın olması hem avantaj hem dezavantaj teşkil etmektedir. Kızılcahamam ilçesi sınırları içersinde bulunmaktadır ve Ankara merkezine 80 kilometre uzaklıktadır. Kore Parkı Ankara'da Kore Savaşı sırasında şehit olan Türk askerlerinin anısına yapılmış olan 1973 yılında açılan anıtın bulunduğu park. Atatürk Orman Çiftliği geniş imkânalara sahip bir rekreasyon ve çiftlik alanıdır. İçeriğinde hayvanat bahçesi, küçük kültür çiftlikleri , seralar, restoranlar, bir mandıra ve bira fabrikası bulunur. Burası ailece piknik yapmak, yürüyüş yapmak, bisiklete binmek ve aynı zamanda kaliteli yemekleri ve doğal güzelliği ile hoş bir mekandır. Çiftlikte ayrıca Atatürkün 1881 yılında Selanikde doğmuş olduğu evein bire bir kopyası da bulunur. Ziyaretçiler burada eski usul bira ve dondurma , taze süt ürünleri , kömür ateşinde köfte ve kebaplardan tadabilirler.

Harikalar Diyarı Avrupanın şehir limitleri içindeki en geniş parkı Mamak Mavi Göl Eski Bayındır barajının üzerine kurulu olan park. Mamak tarafındadır. Botanik Bahçesi Seğmenler Parkı Anayasa Parkı Kuğulu Park Çin tarafından hediye edilmiş olan kuğularla ünlü Abdi İpekçi Parkı Güven Park Anıt Park Bahçelievler'de Anıtkabir'in karşısında yerlan bir parktır.

Sinemalar
1975 ve 2002 yılları arasında Ankara Atatürk Bulvarı 227 numaralı binada hizmet veren Akün Sineması, bir dönem Ankara'nın en büyük sineması olma özelliği taşıyan ve Ankara'nın sembollerinden biri olarak kabul edilen, 911 koltuk kapasiteli sinema salonu oldu.
Bahçelievler Büyülü Fener, Ankara'nın Bahçelievler semtinde 1996 yılında açılmış olan sinemadır. Türkân Şoray, Şener Şen ve Yılmaz Güney'in ismini taşıyan üç ayrı sinema salonu vardır.
Kızılay Büyülü Fener, Kızılay'da 29 Ocak 2005 tarihinde açılan sinema ve kültür merkezidir. 11 salonu ve bin seyirci kapasitesi vardır.
Kızılay Metropol, 9 salonu ve 11495 koltuk kapasitesi olan diğer bir sinemadır.


Tiyatrolar
Ankara'da birçok devlet tiyatrosu sahnesi ve özel tiyatro grupları bulunmaktadır. Ayrıca her yıl Uluslararası Ankara Tiyatro Festivali düzenlenmektedir.

Ankara Devlet Tiyatrosu: 10 sahneyle hizmet vermektedir.
Muhsin Ertuğrul Sahnesi
Mahir Canova Sahnesi
Oda Tiyatrosu
İrfan Şahinbaş Atölye Sahnesi
Altındağ Tiyatrosu
Akün Sahnesi
Şinasi Sahnesi
Küçük Tiyatro
Büyük Tiyatro
125. Yıl Çayyolu sahnesi
Ankara Çağdaş Sanat Tiyatrosu
Ankara Deneme Sahnesi
Ankara Sanat Tiyatrosu
Çan Tiyatrosu
Mavi Sahne
Sanatolia
Tiyatro Pembe Kurbağa
Öteki Tiyatro
Sahne Sanat Evi
Ekin Tiyatrosu
80.Yıl Tiyatrosu
Gülüm Pekcan Dans Tiyatrosu
Pamira Papağan Çocuk Tiyatrosu
Dikmen Nevzat Sahnesi


Müzik ve orkestralar
Ankara beş klasik müzik orkestrasına ev sahipliği yapar:
Cumhurbaşkanlığı Senfoni Orkestrası
Bilkent Senfoni Orkestrası
Hacettepe Senfoni Orkestrası
Orkestra Akademik Başkent
Başkent Oda Orkestrası [1]


Şehirde beş konser salonu bulunur:
CSO Konser Salonu
Bilkent Konser Salonu
MEB Şura Salonu
Çankaya Çağdaş Sanatlar Merkezi Konser Salonu


Sanat festivalleri
Şehir gelenekselleşmiş birçok tiyatro, müzik ve sinema festivallerine ev sahipliği yapar:
Ankara Film Festivali
Ankara Uluslararası Müzik Festivali
Uluslararası Ankara Tiyatro Festivali
Ankara Caz Festivali


Sağlık
Ankara'daki hastaneler

Eğitim
Üniversiteler
Ankara'daki üniversiteler Ankara'da 10 üniversite eğitim vermektedir. Bunlar; Ankara Üniversitesi http://www.ankara.edu.tr/ Atılım Üniversitesi http://www.atuni.edu.tr/ Başkent Üniversitesi http://www.baskent.edu.tr/ Bilkent Üniversitesi http://www.bilkent.edu.tr/ Çankaya Üniversitesi http://www.cankaya.edu.tr/ Gazi Üniversitesi http://www.gazi.edu.tr/ Hacettepe Üniversitesi http://www.hacettepe.edu.tr/ Orta Doğu Teknik Üniversitesi http://www.odtu.edu.tr/ TOBB Ekonomi ve Teknoloji Üniversitesi http://www.etu.edu.tr/ Ufuk Üniversitesi http://www.ufuk.edu.tr/www/tr/

Spor
Şehirde Türkiye'ye paralel olarak en çok ilgi gören ve yapılan sporlar sırasıyla futbol ve basketboldur. Futbol tesislerinin yetersiz olmasının da etkisiyle herhangi bir önemli uluslararası futbol organizasyonuna ev sahipliği yapmamış olan şehirde 2001 yılında Avrupa Basketbol Şampiyonası düzenlenmiştir.
Ayrıca şehirde bulunan TED Ankara Koleji, Türk Telekom Spor Kulübü sayesinde basketbolla özdeleşmiş bir şehirdir.
Deniz ve göllerden uzak olması nedeniyle su sporları hemen hemen hiç yapılmayan şehirde, coğrafi şartların da etkisiyle yapılan ve yaklaşık 27 yıldır yaşayan tek ekstrem spor kaykay sporudur.
Futbol dalında şehri Ankaragücü, Hacettepe, Ankaraspor ve Gençlerbirliği takımları Turkcell Süper Ligi'nde; Türk Telekomspor TFF 2. Lig'de; Keçiörengücü ve Etimesgut Şekerspor İddaa Lig B'de; Tarım Kredispor, Ankara Demirspor ve Bağlum Belediyespor ise 3.Lig'de temsil etmektedir. Şehirdeki en büyük stadyum yaklaşık 35.500 sporsevere ev sahipliği yapabilen Cebeci İnönü Stadıdır.Ardında kapasitesi bakımından şehrin 3. sıradaki ama tüm türbünleri koltuklu ve kapalı 19 Mayıs Stadyumu gelir.Stadyum şehir merkezinde Gençlik parkı'nın hemen yanıbaşındadır.
Basketbol dalında Türkiye Erkekler Basketbol Ligi'nde Türk Telekomspor ve CASA TED Kolejliler takımlarıyla temsil edilen başkent Türkiye Bayanlar Basketbol Ligi
Türkiye Kadınlar Basketbol Ligi (TKBL), genel olarak "Türkiye 1. Kadın Basketbol Ligi" 'nin Türkiye Basketbol Federasyonu tarafından kabul edilen ismidir.Tümü: http://www.turkcebilgi.com/türkiye_bayanlar_basketbol_ligi
'nde Çankaya Üniversitesi takımıyla temsil edilmektedir.
Ankara Buz Pateni Sarayı ve Kurtuluş Parkında ise buz pateni pistleri mevcuttur ve amatör sporculara da hizmet vermekteidr.
Hentbol dalında Süper Lig Erkekler'de Çankaya Belediyesi, İl Özel İdare, Polis Akademisi ve Koleji, Milli Piyango, Ankara Büyükşehir Belediyesi, Süper Lig Bayanlar'da Çankaya Belediyesi, Milli Piyango, Ankara D.M.O. temsil etmektedir.

Alışveriş
Ankaranın yabancı ziyaretçileri genellikle Çıkrıkçılar yokuşundaki eski dükkânları ziyaret etmekten hoşlanırlar. Burada eski moda kıyafetler, el dokuması halılar ve deri ürünleri cazip fiyatlarla bulunur. Bakırcılar Çarşısında ise, bakır ürünler dışında ziynet eşyaları, halılar, kostümler ve antikalar da bulunur. Kale girişine yakın olan üst kısımda , çeşitli baharatların bulunduğu dükkânlar , kuru yemişçiler, fındıkçılar ve diğer ürünler bulunur.
Modern alışveriş merkezleri ise daha çok Kızılay, ya da Tunalı Hilmi Caddesi üzerinde bulunur. Karum caddenin üst başında bulunur. Diğer bir merkez olan Atakule Çankaya'dadır. Kule şehri seyretmek için müthişdir ve tepesinde bir de döner restoran bulunur.

Ankaranın 1970 lerden itibaren batıya doğru genişlemesi ile Eskişehir yolu tarafında çeşitli uydu kentler ortaya çıkmaya başladı. Daha müreffeh kesimin yaşadığı bu bölgelerde de modern alışveriş merkezleri bir bir açılmaya başladı. Bilkent alışveriş merkezi ve Ümitköy Çayyolu tarafındaki merkezler daha çok bu semtlere hizmet verirken tüm şehre hitap eden Armada alışveriş merkezi de Eskişehir ve Konya yolunun kesiştiği bölgede inşaa edildi. Bu merkez pek çok uluslararası ödülün de sahibi oldu. Bölgenin en büyük alışveriş merkezi ise İstanbul ve Konya yolunu kesiştiği bölgede bulunan Ankamall'dır ve meşhur dünya markaları mağazalarına ev sahipliği yapar.
Panora
Cepa
ANKAmall
Armada alışveriş merkezi
Atakule
Karum alışveriş merkezi
Antares AVM
Arcadium AVM
Malltepepark
Optimum
Kentpark
Tümü: http://www.turkcebilgi.com/kentpark
KC Göksu
Gordion AVM
Atlantis AVM
Forum Ankara AVM
Arcadium
Galleria Ankara
gimsa Batıkent
Carrefour Batıkent
Bilkent Ankuva
Minasera

nkara, Türkiye Cumhuriyeti'nin başkenti, Ankara ilinin merkezi, Türkiye'nin en kalabalık ikinci ve dünyanın en kalabalık otuz sekizinci kenti.

Topraklarının büyük bölümü İç Anadolu Bölgesi'nin Yukarı Sakarya bölümünde yer alır. Türkiye'nin coğrafi merkezine yakın olduğu için, hem konum hem de işlev itibariyle Türkiye'nin kalbi benzetmesi yapılır.

Ankara; kedisi, keçisi ve bu keçinin yünü, tavşanı, armudu, balı, çiğdemi ve Kalecik Karası denilen misket üzümü ile ünlüdür. Ortalama 938 m rakıma sahip olan kentin nüfusu, 2010 yılı ADNKS tabanına dayalı nüfus sayımına göre 4,431,719 kişidir. Bilinen tarihi en az 10 bin yıl öncesine, Eski Taş Çağı'na ulaşan Ankara, Hattileri, Hititleri, Frigleri, Lidyalıları, Ahamenişleri (Persler), Makedonyalıları, Galatları (Keltler), Romalıları, Selçukluları ve Osmanlıları ağırlamış, Batı ve Doğu medeniyetlerine ev sahipliği yapmıştır. Geçmişte, Galatlar'ın bir boyu olan Tektosaglara ve sonrasında Friglere başkentlik yapmış olan kent, 1923'ten beridir de Türkiye Cumhuriyeti'ne başkentlik etmektedir.

Etimoloji
Roma İmparatoru Gallienus döneminden bir Ankyra sikkesi, Ankara adının çapadan geldiği efsanesini yansıtıyor.

Frigya dili ve Yunancada (telâffuz: Anküra), gemi çapası demektir. Bazı efsanelere göre Ankara, Frig Kralı Midas’ın bir gemi çapası bulduğu yerdir. Büyük İskender'in Doğu Seferi sırasında Anküra’ya MÖ 333'de geldiği kayıtlara geçmiştir. 2. yüzyıla ait ve Ankara'daki Anadolu Medeniyetleri Müzesi'nde sergilenen bazı paralarda gemi çapası figürü bulunmaktadır.

Frigler, Galatlar ve Romalılar tarafından olarak bilinen şehrin adı, Latin harfleri ile Batılı kaynaklara Ankyra ve Ancyra olarak geçti. Kentin adı, Türklerin Anadolu'ya gelmesinden sonra Ankara, Engürü ve Engüriye olarak değişime uğradı, Batı dillerine de Angora olarak geçti. 16. yüzyıla ait çeşitli resmî Osmanlı evraklarında Ankara adı geçmektedir.

Türkiye Cumhuriyeti devleti, 28 Mart 1930'da yabancı ülkelerden Türk şehirleri için Türkçe adların kullanılmasını resmen talep etti. Bu tarihten sonra posta idaresi Angora olarak adreslenmiş mektupları Ankara'ya ulaştırmadı. Böylece zamanla Ankara adı evrenselleşti.

Tarihçe
Ankara, Sakarya Nehri'ni besleyen Ankara Çayı’nın geçtiği ovanın doğu kenarında kurulmuştur. Çubuk Ovası, kenti çevreleyen verimli bir tarım alanıdır. Sonradan Ankara Kalesi'nin kurulduğu tepenin ve eteklerinin sarp yamaçlı olması, tarihte bölgeyi düşman saldırılarına karşı korunaklı kılmaktaydı. Bentderesi’nin dar vadisi, Ankara Kalesi’nin bulunduğu volkanik tepeyi, yaylanın ovaya hakim dik kenarından ayırdığından, askeri öneme haizdi. Kuruluş tarihi kesin olarak bilinmemekle beraber, kentin bilinen tarihi Eski Taş Çağına (yak. M.Ö. 2 milyon - M.Ö. 10 bin)[22] kadar uzanmaktadır. Bu döneme ait çeşitli eserlere Gâvurkale, Ergazi, Lodumlu ve Maltepe'de rastlanmıştır.

Hattiler ve Hititler
Ankara'nın bilinen ilk sakinleri, M.Ö 2500-1700 yılları arasında tüm Anadolu yarımadasında bir medeniyet kurmuş olan Hattilerdir. Şehir devletlerinden oluşan ve haklarında fazla bir bilgiye sahip olunmayan Hattiler zamanla Hititlerin hakimiyetine girmiş ve Hitit bünyesinde erimişlerdir. Ancak Hatti dili, dini ve sanatı Hitit medeniyetini büyük oranda etkilemiş, Anadolu'nun adı da yaklaşık 17 asır boyunca Hatti ülkesi olarak kalmıştır.

Hint-Avrupalı bir kavim olan Hititler (M.Ö. 1660-1190), Anadolu’ya boğazlar yoluyla gelmişlerdir. Hititlerin Anadolu’ya göç tarihleri, kesin olarak bilinmemektedir. Ankara ve çevresinde Hitit dönemine ait yerleşkelerin kalıntıları, Balıkhisar, Ballıkuyumcu, Bitik, Karaoğlan, Gâvurkale ve Kültepe höyükleridir. M.Ö. 2. bin yılın sonlarına doğru Hititlerin siyasal olarak çöktüğü ve yerini Friglere bıraktığı görülmektedir.

Frigler ve Lidyalılar
M.Ö. 2. bin yılın sonlarında bölgede, hızla büyüyen bir Frigya kasabası vardı. Frig Krallığı'nın başkenti olan Gordion kentinin kalıntıları Polatlı'nın 29 km kuzeybatısında bulunmaktadır. Bugün Yassıhöyük denen bölgede bulunan Gordion, en parlak dönemini Frigya Kralı Midas zamanında (M.Ö. 725-675) yaşamıştır. Ankara'da, Frigler dönemine ait kalıntılar arasında bulunan Yumurtatepe Tümülüsü'nün bulunduğu yerin, kurulduğu dönemlerde çok önemli bir yerleşim olmasa da stratejik bir noktada olduğu düşünülmektedir. Frigler, M.Ö. 700'lü yıllarda Kafkaslardan gelen Kimmerler tarafından ortadan kaldırıldı.

Tunç Çağı'nın sonlarında Frigler ile birlikte Anadolu'ya gelen ve Batı Anadolu'da varlıklarını sürdüren Lidyalılar, Friglerin ortadan kalkmasını fırsat bilerek Ankara'yı da kapsayan Kızılırmak yöresini ele geçirdiler. M.Ö. 7. yüzyılda Anadolu'ya hakim oldular ve 140 yıl hüküm sürdüler. Lidyalıların madeni parayı icat ettikleri kabul edilir. Lidyalılar döneminde Anadolu'da pazar ekonomisi gelişmiş, tahıl üretimi, hayvancılık, zeytinyağı ve şarap üretimi ilerlemiştir. Orta Anadolu'nun ana ulaşım yolu üzerinde bulunan Ankara kenti de bu gelişmelerden istifade etmiştir. Medlerle ve Perslerle savaşan Lidyalılar, komşuları Ahameniş Pers Hükümdarı Kiros ile M.Ö. 547'de Kızılırmak kavisi içinde yaptıkları savaşı kaybederek tarih sahnesinden silinmişlerdir.

Ahameniş Persler ve Büyük İskender
Persler, M.Ö. 545’den itibaren Anadolu’ya egemen olarak, Anadolu’daki Helen kültürüne son verdiler. M.Ö. 5. yüzyılda Herodot, Pers İmparatorluğu'nun ordu, ticaret ve posta hattı olarak kullanılan Kral Yolu'nun Ankara'dan geçtiğini yazar. Kral Yolu Efes'te başlıyor, Sardes şehrinden Lidya'yı, sonra Gordion, Ankyra ve Kızılırmak'tan geçerek, Kapadokya üzerinden Kilikya'ya, oradan Fırat ve Dicle nehirlerini geçip Asur'dan Susa kentine ulaşıyordu. Kent, bu dönemde önemli bir ticaret ve konaklama merkeziydi.

Ankara, M.Ö. 334'de Makedonya Kralı Büyük İskender tarafından Ahameniş Pers İmparatorluğu'ndan alındı. Büyük İskender, M.Ö. 334-333 kışını, ünlü Gordion Düğümü'nü kestiği Gordion'da, ilkbaharı da Ankara'da Persleri bekleyerek geçirdi. Ankara Anadolu'daki kavşak noktalarından biri olduğu için, buraya yürüyen Makedon birlikleri civardaki birçok kenti de ele geçirdiler. İskender'in M.Ö 323'te ölmesi üzerine kent, önce Antigonos’un eline, Antigonos’un ölümünden sonra da Lysimakhos’un eline geçti. Lysimakhos'un Lidya'da Kurupedion Savaşı’nda yenilmesinden sonra ise Selevkosların eline geçti. Bu dönemde Helen Uygarlığı yeniden Anadolu'da yayıldı.

Galatlar
Roma İmparatorluğu döneminde Galatya
Hint-Avrupalı bir Kelt kavmi olan savaşçı Galatlar, Orta ve Batı Avrupa'nın Ren-Tuna havzasındaki yurtlarını terkederek M.Ö. 278-189 yılları arasında üç kabile olarak Anadolu'ya göçtüler. Yerleştikleri Frigya ve Kapadokya topraklarına Galatya dendi. Galatya günümüzdeki Ankara ve Kırıkkale illerinin tamamını kapsıyordu. Ankara, Galatların Tektosaglar boyuna M.Ö. 3. yüzyılda başkentlik etmiştir. Strabon, ünlü eseri Geographika’da, Ankara Kalesi'nin Tektosaglar tarafından inşa edildiğini söyler. Daha sonra bölgede siyasal birliği kuran Roma İmparatoru Caesar Divi Filius Augustus, M.Ö. 25 yılında Ankara'yı ele geçirmiştir.

Roma İmparatorluğu
Ankara, Roma İmparatorluğu'nun Galatia Prima eyaletinin başkentiydi. 2. yüzyılda, İmparator Hadrianus döneminde kent metropol oldu.

M.S. 3. yüzyıl ortalarında Roma İmparatorluğu'nda ortaya çıkan sosyal ve ekonomik çöküntüye paralel olarak kent, o günlere kadar koruduğu açık kent niteliğini yitirdi, İmparator Caracalla döneminde çevresi surlarla çevrildi. Roma İmparatorluğu'nun başkenti Bizantion'a (İstanbul) taşınınca, Ankara'dan geçen ve başkenti doğuya bağlayan yolların önemi daha da arttı.

4. yüzyılda Hristiyanlığın yayılmasıyla birlikte Ankara önemli bir dinî merkez oldu. M.S. 395 yılında yılında Roma İmparatorluğu ikiye bölününce Ankara Doğu Roma (Bizans) sınırları içinde kaldı. M.S. 10. yüzyıla kadar Ankara diğer Doğu Roma kentleri gibi para ekonomisinin geliştiği, örgütlü bir ekonomik yapısı olan önemli bir merkez özelliği kazandı. Bu dönemde kent planının temel öğeleri, kenti düşman saldırılarına karşı koruyan kalın surlar, pazar yeri işlevini gören agora ve kilisedir.

Ankara'da Doğu Roma hakimiyeti zaman zaman kesintilere uğradı. M.S. 654 yılında Müslüman Araplar kısa süreliğine kentin kontrolünü ele geçirdiler. 833 ve 842 yıllarında Abbasi Halifesi Mutasım ve Türk komutanı Afşin Ankara'yı kısa süreliğine ele geçirdi. 871 yılında Pavlikian mezhebinden Hristiyanlar şehrin kontrolünü yaklaşık bir yıllığına ele geçirdiler. Bu kesintilerden sonra her seferinde Bizanslılar şehri geri alarak otoriteyi temin ettiler.

Osmanlı İmparatorluğu
Ankara'nın 18. yüzyıldan kalma bir resmi. Bu anonim eser Hollanda'daki Rijksmuseum'dadır.
Ankara'nın Büyük Selçuklu İmparatorluğu'nun eline geçmesi, Malazgirt Savaşı'ndan sonra 1073 yılına rastlar. 12. ve 13. yüzyıllarda Selçuklu Sultanlarının da çabasıyla transit ticarette gelişme gösteren Ankara, önce Ahiler'e, ardından 1304'te göreli özerklik verilerek Osmanlı İmparatorluğu'na bağlandı. I. Murat zamanında kesin olarak Osmanlı topraklarına bağlanan kentte, 1402 yılında Büyük Timur İmparatorluğu İmparatoru Timur ile Osmanlı İmparatorluğu Padişahı Yıldırım Bayezid arasında Ankara Savaşı yapıldı. Yıldırım Bayezid'in savaşı kaybetmesi ve Timur'a esir düşmesi sonucu Osmanlı Devleti, Fetret Devri denen bunalım ve iktidar boşluğu dönemine girdi. Ankara Savaşı'nda kent ve çevresi büyük ölçüde harap olmuş, Anadolu birliğini yeniden kuran II. Murat zamanında kent, yeniden onarılmıştır. 1841 yılında Anadolu Eyaleti kaldırılıp yerine vilayetler kurulunca kent bir vilayet oldu. Ankara, Çorum, Yozgat, Kayseri ve Kırşehir sancakları bu vilayete bağlandı. Ankara Vilayeti, varlığını 1922 yılında kadar sürdürdü.

Kurtuluş Savaşı ve Başkent Oluşu
Mustafa Kemal Atatürk, Mondros Ateşkes Anlaşması imzalandıktan sonra, Padişah VI. Mehmet tarafından 30 Nisan 1919'da 9. Ordu Müfettişliğine atandı. 19 Mayıs 1919'da Refet Bey (Bele), Kâzım Bey (Dirik), 'Ayıcı' Mehmet Arif Bey ve Hüsrev Bey (Gerede) ile birlikte Samsun'a çıktı. Anadolu'da Havza ve Amasya Genelgesi'ni yayınlayan ve Sivas ile Erzurum Kongresi'ni düzenleyen Mustafa Kemal, İstanbul Hükümeti ile Amasya Protokolü'nü imzaladı. Bu protokol üzerine Meclis-i Mebusan açılmıştır. Mustafa Kemal, meclis çalışmalarını daha yakından izleyebilmek için 27 Aralık 1919'da Ankara'ya gelmiştir. Ankara'ya gelmesinin nedenleri arasında buranın demiryolu ağına sahip olması, İtilaf Devletleri tarafından işgal edilmemiş olması, merkezi bir konumda bulunması ve Batı Cephesi'ne yakınlık gibi nedenler de etkili olmuştur. Meclis, 28 Ocak 1920'de oybirliği ile Misakımillî'yi kabul etmiştir. Bunun üzerine İstanbul işgal edilmiş ve meclis kapatılmıştır. Mustafa Kemal, 19 Mart 1920'de illere ve kolordu komutanlıklarına bir genelge göndermiş ve Ankara'da olağanüstü bir meclisin açılacağını duyurmuştur. Seçimlerin ardından 23 Nisan 1920'de TBMM açılmış ve hükümet kurulmuştur. Türk Kurtuluş Savaşı bu meclisten yönetilmiş, savaşın kazanılmasının ardından Lozan Antlaşması imzalanmış ve I. TBMM seçim kararı almış ve yerini II. TBMM'ye bırakmıştır. İnkılap Meclisi olarak da anılan bu meclis 13 Ekim 1923'te Ankara'yı başkent ilan etmiştir.

Coğrafya
Ankara, doğuda Kırıkkale ili'ne bağlı Bahşılı ve Yahşihan, kuzeydoğuda Ankara ili'ne bağlı Kalecik, kuzeyde Çankırı ili'ne bağlı Şabanözü, ve Ankara ili'ne bağlı Kızılcahamam, kuzeybatı ve batıda Ankara ili'ne bağlı Güdül ve Beypazarı, güneyde Ankara ili'ne bağlı Polatlı ve Haymana, güneydoğuda ise Ankara ili'ne bağlı Bala ile komşudur.
Sakarya Nehri'nin kollarından Ankara Çayı, kentin merkezinden geçmektedir. Bu çayın üzerinde, Anadolu Selçuklu Sultanı I. Alaeddin Keykubad zamanında yaptırılan Akköprü bulunmaktadır.

İklim
Genel olarak Karasal İklimin hüküm sürdüğü Ankara'da, kışlar soğuk ve kar yağışlı, yazlar ise sıcak ve kuraktır. Yağışlar en çok ilkbahar mevsimindedir. Karın yerde kalma süresi ortalama 62 gündür. Gece ile gündüz, yaz ile kış mevsimi arasında önemli sıcaklık farkları bulunur. En sıcak aylar Temmuz (ortalama 23,4 °C) ve Ağustos (ortalama 23,9 °C), en soğuk aylar ise Ocak (ortalama 0,6 °C) ve Şubat (ortalama 1 °C) olarak belirlenmiştir.

Ankara iklimi
Aylar Ocak Şubat Mart Nisan Mayıs Haziran Temmuz Ağustos Eylül Ekim Kasım Aralık Yıl
En yüksek sıcaklık rekoru, °C 16 19 25 30 33 37 40 42 35 32 24 17 42
Ortalama en yüksek sıcaklık, °C 1 4 10 15 20 24 27 28 24 18 10 4 15
Ortalama sıcaklık, °C 0,4 1,9 6,0 11,2 15,9 19,9 23,4 22,9 18,5 12,9 6,6 2,3 10
Ortalama en düşük sıcaklık, °C -6 -5 -1 3 6 9 12 12 8 3 -1 -3 3
En düşük sıcaklık rekoru, °C -31 -31 -27 -11 -6 2 3 3 -2 -8 -18 -25 -31
Ortalama yağış, mm 40 31 36 51 52 39 17 15 18 32 36 48 415

Belediye başkanları
Belediye Başkanı
Kütükçü Ali Bey
Vehbi Demirel
Mehmet Ali Bey
Ali Haydar Yuluğ
Asaf Bey
Nevzat Tandoğan
Osman Sabri Adal
İzzettin Çağpar
Ragıp Tüzün
Fuat Börekçi
Atıf Benderlioğlu
Kemal Aygün
Orhan Eren
Dilaver Argün
İrfan Baştuğ
İhsan Olgun
M. Nuri Teoman
Enver Kuray
Halil Sezai Erkut
Ekrem C. Barlas
Vedat Dalokay
Ali Dinçer
Süleyman Önder
Mehmet Altınsoy
Murat Karayalçın
Vedat Aydın
Melih Gökçek

Nüfus
Ankara Şehir Merkezi Nüfusu
2010 4.431.719
2009 4.306.105
2008 4.194.939
2007 3.763.591
2000 3.203.362
1997 2.917.602
1990 2.559.511
1985 2.228.398
1980 1.800.587
1975 1.606.040
1970 1.236.152
1965 905.660
1960 650.067
1955 451.241
1950 288.536
1945 226.712
1940 157.242
1935 122.720
1927 74.553

Ankara, başkent olmadan önce otuz bin kişilik bir nüfusa sahipti; ancak başkent olduktan sonra önce İstanbul ve İzmir'den sonra en kalabalık üçüncü kent oldu, ardından İzmir'i geçerek İstanbul'dan sonra Türkiye'nin en kalabalık kenti oldu. Ankara bugün dünyanın en kalabalık 38. kentidir. Kent nüfusu bugün dört milyon civarında olmakla birlikte her geçen gün büyümektedir. Kent, ülkenin en çok göç alan kentlerindendir. İl nüfusu 4.641.256,[61] merkez nüfusu 4.431.719 kişidir.[9] 1990 yılında 2.583.963 olan nüfus 2000 yılında %21.48 artarak bu orana ulaşmıştır. Bu oran %15.78 olan İç Anadolu Bölgesi ve %18.28 olan Türkiye ortalamasından yüksektir. Kent nüfusunun %88'i kentlerde, geriye kalan %12'si köylerde yaşar. Ayrıca 11.608.868 kişilik İç. Anadolu nüfusunun yaklaşık üçte biri Ankara'da yaşar. İl nüfusunun %80'i merkezde yaşar. Ankara'da 2008 yılında altı yaşın üstündeki 138.599 kişi okuma yazma bilmemektedir. Bunun 20.983'ü erkek, 117.616'sı kadındır. 251.766 kişinin okuma yazma bilip bilmediğine dair bilgi olmamakla birlikte 3.614.367 kişi okuma yazma bilmektedir.

Ankara'da yaşayan nüfusun 1.537.242'si nüfusa Ankara adına kayıtlı iken geri kalan nüfus diğerillerden göçenler ve yabancılardan oluşmaktadır. Diğer illerden gelen nüfus içinde en büyük oran 323.809 kişiyle Çorum'a aittir. Çorum'u 284.416 kişiyle Yozgat, 222.470 kişiyle Çankırı, 179.094 kişiyle Kırşehir, 158.991 kişiyle Kırıkkale 140.603 kişiyle Sivas izler. İç Anadolu Bölgesi'nden olmayanlar içinde en yoğun nüfus ise 91.038 kişiyle Erzurum'a aittir. Bu ili 77.962 kişiyle Bolu, 74.810 kişiyle Kars izler. Ankara'da en az nüfusa sahip iller ise, 1.802 kişiyle Hakkâri, 1.181 kişiyle Yalova, 3.921 kişiyle Kırklareli'dir.

Ekonomi
Ankara nüfusunun dörtte üçü hizmet sektöründe çalışmaktadır ve bu sektör ilin gayrisafi milli hasılasında en büyük paya sahiptir. Bu sektörün bu kadar gelişmesinin nedeni, göçle gelen nüfusa isthidam sağlayacak kadar büyük sanayinin bulunmamasıdır. Ankara il genelinde toprakların %60'ı tarım alanı olarak kullanılmaktadır ve bu oran Türkiye ortalamasının oldukça üzerindedir.

Kent, Türkiye gayrisafi millî hasıla'sının %9'una sahiptir. Ülkenin toplam vergi gelirlerinin %12'si, bütçe gelirlerinin %12.3'ü kentten toplanır; buna karşılık ilin ülke bütçesinden aldığı pay %6.4'tür. 2006 yılında Ankara'nın bütçe gelirlerine 16,5 milyar TL, bütçe gelirlerine katkısı 21,1 milyar TL olup, bütçeden aldığı pay 11,3 milyar TL'dir. 2006 yılında toplam 1.355.000 kişinin istihdam edildiği Ankara'daki işsiz sayısı, 185 bin kişidir ki bu oran olarak %12,1'e denk gelmektedir. Pricewaterhouse Coopers’ın “Dünyada En Büyük Şehir Ekonomileri Hangileri ve Bu 2020 Yılında Nasıl Değişecek” raporuna göre dünyanın en büyük 100 kenti arasında 2005 yılında 94. olan kent, 2008'de 80. sıraya yerleşmiştir. İlin 2020 yılında dünya kentleri sıralamasında 115 milyar $ gelirle 74. sıraya yerleşmesi planlanmaktadır.

Kent, 2008 yılı Türkiye ihracatında 4.617.354 $'lık dışsatımla, İstanbul, Bursa, Kocaeli ve İzmir'den sonra beşinci, 19.062.872 $'lık dışalımla İstanbul ve İzmir'den sonra üçüncü olmuştur.

Turizm
Ankara'ya 2001 yılında 208.101 yabancı giriş yapmıştır. Aylara dağıtıldığında en çok turist 40.403 kişiyle temmuz ayında, en az turist 9.099 kişiyle kasım ayında gelmiştir.

Turist sayısını artırmak için kongre ve eğlence turizmi odaklı bir politika izlenmektedir. Bunun için Yenimahalle'de bir kongre sarayı ve Aşağı Yurtçu-Ballıkuyumcu'da bir Disneyland kurulması planlanmıştır. Disneyland'ın yapımı 3 milyon m² alana yapılacak olup yaklaşık 1 milyar $'a malolması beklenmektedir. Yapımı en az birkaç yıl sürecek olan Disneyland Türkiye'de alışılageldik Disney karakterlerinin yanı sıra Türk dünyasından motiflere ve kahramanlara da yer verilmesi düşünülmektedir. Hedef kitle olarak Orta Doğu ve Batı Avrupa halkları belirlenmiştir.

Ulaşım
Kent içi ulaşımda son zamanlarda en yoğun taşımacılık metro ile yapılmaktadır. EGO Genel Müdürlüğü tarafından işletilen Ankara metrosu günde yaklaşık 150.000 yolcu taşımaktadır. Metro ağında halihazırda Metro ve Ankaray adı altında iki ayrı taşıma sistemi çalışmaktadır. Ankaray Metroya göre daha hafif bir raylı sistemdir. Şu an inşaatı süren 4 adet metro ağı vardır.

Günlük ulaşımda belediye tarafından işletilen otobüsler ile özel olarak işletilen dolmuşlar da kullanılmaktadır. Belediyeye ait araçlarda manyetik kontörlü kartlar kullanılmaktadır. Özel araçlarda ise nakit kullanılmaktadır.

Kentin kuzeyinde yer alan Esenboğa Uluslararası Havalimanı kente havayolu ile giriş çıkışı sağlayan en önemli noktadır. 2006 yılında tamamen yenilenip kapasitesi ve işlevi çağdaşlaştırılmıştır. Havalimanını kentmerkezine bağlayan yol da tamamen yenilenmiş ve yeni geçitler devreye sokulmuştur. Havayolu ile kente ulaşmanın bir başka yolu da ordunun hizmetindeki Etimesgut Askeri Havalimanıdır. Bu havalimanı sivil uçuşlar için kullanılmasa da gerektiğinde alternatif olarak kullanılabilmektedir.

Kente giriş çıkışlarda diğer önemli yer Ankara Şehirlerarası Terminal İşletmesi yani kısaca AŞTİ'dir. Avrupanın en büyük otobüs terminalleri arasında yer alan tesislerde restoranlar, emanetçiler, büfeler ve firmalar için servis istasyonları da bulunur. Tesislerin Ankaray bağlantısı olduğu gibi taksi servisi de vardır.

Tren yolu ile giriş çıkışta en önemli yer TCDD Ankara Garı'dır. Burası aynı zamanda ülkenin doğusu ile batısının ayrıldığı noktadır. Halihazırda ülkenin dört bir yanına ve banliyölere buradan tren seferleri düzenlenmektedir. Eskişehir üzerinden kenti İstanbul'a bağlayacak olan hızlı tren projesi'nin Ankara - Eskişehir kesimi 2009'da hizmete açıldı.

Kentin büyük merkezlere uzaklığı (km) şöyledir: İstanbul 454, Antalya 544, Bursa 380, Diyarbakır 981, Eskişehir 232, Gaziantep 682, İzmir 582, Konya 258, Samsun 417, Kayseri 310, Erzurum 880 km.

Sağlık
Ankara'da 2009 itibarıyla 33 tane Türkiye Cumhuriyeti Sağlık Bakanlığı'na bağlı olan, 8 üniversitelere bağlı, 2 askeri, 3 resmi, 20 özel, 1 belediye hastanesi olmak üzere toplam 67 hastane ve 1 ağız ve diş sağlığı merkezi bulunmaktadır.

Ayrıca Yenimahalle ilçesine bağlı Batıkent semtinde bir hastane inşaatı vardır. 200 yatak kapasiteli bu hastanenin kapasitesi yapılan eklerle 600 yatağa çıkarılacaktır.

Ankara'daki cadde ve sokaklar
Ankara'da Opera Meydanı, Tandoğan Meydanı, Şili Meydanı, Hergele Meydanı gibi birçok meydan, Tunalı Hilmi Caddesi, Arjantin Caddesi, Gazi Mustafa Kemal Bulvarı, İsmet İnönü Bulvarı gibi birçok cadde, sokak ve bulvar vardır.

Bunlardan Opera Meydanı: Gençlik Parkı, Devlet Opera ve Balesi, Türkiye Cumhuriyeti Kültür ve Turizm Bakanlığı, Ankara Devlet Resim ve Heykel Müzesi, Etnografya Müzesi, Cumhurbaşkanlığı Orkestrası ve İller Bankası gibi birçok yapıya evsahipliği yapar.

Parklar ve yeşil alanlar
Ankara'daki önemli parklar arasında Atatürk Orman Çiftliği, Altınpark, Gençlik Parkı, Abdi İpekçi Parkı, Güven Park, Kurtuluş Parkı, Seymenler Parkı, Botanik Parkı, Kuğulu Park, Harikalar Diyarı, Göksu Parkı, Köroğlu Parkı, 50.Yıl Parkı ve Mavi Göl sayılabilir. Bu parklar arasında Harikalar Diyarı, 1 milyon 300 bin m²'lik alanıyla Avrupa'nın en büyük parkıdır.

Kentte kişi başına düşen yeşil alan miktarı 2009 yılında 14.91 m², Türkiye Büyük Millet Meclisi, Atatürk Orman Çiftliği, Cumhurbaşkanlığı tesisleri ve Askeri tesisler dahil edilince 72 m²'dir. Toplam yeşil alan miktarı 230.920.125 m² olup, bu alanın büyütülmesine uğraşılmaktadır. 1994-2007 yılları arası, yaklaşık 4.6 milyon adet boylu ağaç, fidan, çalı ve çiçek dikilen kentte, yılda ortalama 1.3 milyon adet çiçek, 30 bin adet fidan üretimi yapılmaktaktadır. 2009 yılında 1.113.300 adet fidan ve çalı dikimi ile 4967 adet ağaç dikimi gerçekleştirilmiştir. Kentte ağaç, fidan, çiçek dikimi ve bakımı ile uğraşan 412 kişi istihdam edilmektedir.

Atatürk Orman Çiftliği
Atatürk Orman Çiftliği; Hayvanat Bahçesi, Atatürk evi, piknik alanı ve doğal parktan oluşmaktadır.[82] Mustafa Kemal Atatürk'ün 5 Mayıs 1925 tarihinde, Ankara'da modern bir çiftlik kurulması için verdiği talimat ile kurulmuştur.

Türk Kurtuluş Savaşı bittikten sonra Atatürk, "Ulusal ekonominin temeli tarımdır. Bunun içindir ki tarımda kalkınmaya büyük önem vermeliyiz. Köylere kadar yayılacak programlı ve pratik çalışmalar, bu amaca ulaşmayı kolaylaştıracaktır. Ancak bu yaşamsal işi isabetle amaca ulaştırabilmek için, ilk önce ciddi etütlere dayalı bir tarım siyaseti uygulamak ve onun için de her köylünün ve bütün vatandaşların kolayca kavrayabileceği ve severek uygulayabileceği bir tarım rejimini kurmak gerektir diyerek tarıma öncelik verdiğini belirtmiş, Yeşili görmeyen gözler renk zevkinden mahrumdur. Burasını öyle ağaçlandırınız ki kör bir insan dahi yeşillikler arsında olduğunu fark etsin." diyerek Atatürk Orman Çiftliği'nin kurulmasında öncü olmuştur. Bunun için çiftlik idare merkezi ile, parkların ve sebze bahçelerinin de üzerinde bulunduğu 20.000 dönüm arazi satın alındı. Çiftlik, Mustafa Kemal Atatürk'ün ölümü üzerine hazineye bağışlanmıştır.

Gençlik Parkı
Ulus'taki Gençlik Parkı, Cumhuriyetin ilk yıllarında bataklıklarla kaplı olan 28 hektar büyüklüğündeki arazide kurulmuştur. Park yapılmasına karar verilen arazinin bir bölümünde "Ay-Yıldız" adında bir futbol sahası bulunmaktaydı. Parkın inşaatına 1936 yılında başlandı. 600 bin TL ödenek ayrılarak iki yılda bitirilmesi planlanan park 19 Mayıs 1943 günü hizmete açıldı.

İlk projede, Ankara ikliminde yaşayabilecek kuşlar için bahçe, açık hava halk tiyatrosu, çocuk bahçesi, labirent, yüzme havuzu ve atlı gezintiler için 2200 metrelik bir gezi yolu bulunmaktaydı. 1951 yılında gösteri için gelen İtalyan oyun parkı Lunapark'ın benzeri, Gençlik Parkı içinde kuruldu. 1956'da "Bugünkü Ankara" adında bir sergi açıldı. 1957'de TCDD tarafından parkı dolaşan iki minyatür tren işletilmeye başlandı. Daha sonra park içerisinde nikah salonu kuruldu.

2007, 2008 ve 2009 yıllarında yenilenen parka, Ankara Büyükşehir Belediyesi ve Türkiye Bilimsel ve Teknolojik Araştırma Kurumu'nun işbirliği ile Türkiye'nin ilk bilim merkezi kurulmaktadır.

Altınpark
Altınpark Ankara'nın Altındağ ilçesinin Aydınlıkevler semtinde bulunan, 640 bin m² bir alan üzerinde, %85'ini yeşil alan ve gölet düzenlemeleri, %15'ini de yapılar ve meydanların oluşturduğu Ankara'nın en büyük rekreasyon alanlarından biridir. 1977'ye kadar golf kulübü olarak kullanılan bu alana 1985'te açılan yarışmada birinci gelen projenin uygulanması ile bugünkü Altınpark ortaya çıkmıştır.

640 bin m² alanın 261.160 m²'si yeşil alan, 32.700 m²'si gölet, 46.758 m²'si çalıdır. Ayrıca 17.466 m²'lik bir alanda ağaçlar vardır.

Kültür ve sanat
Müzeler
Türkiye Cumhuriyeti'nin kurucusu ve ilk Cumhurbaşkanı Mustafa Kemal Atatürk ve II. Cumhurbaşkanı İsmet İnönü'nün kabrinin bulunduğu Anıtkabir'den bir görünüş.

Ankara şehir merkezi sınırları içerisinde çeşitli kurumlarca işletilen 42 müze bulunmaktadır. Bunların en önemlileri şunlardır:
Anadolu Medeniyetleri Müzesi: Atpazarı semtinde, Ankara Kalesi'nin dış duvarının güneydoğusundaki iki Osmanlı yapısında yer alır. Bu yapılardan biri Mahmut Paşa Bedesteni, diğeri Kurşunlu Han'dır. Anadolu'nun arkeolojik eserlerini sergileyen ve dünyanın sayılı müzeleri arasında yer alan bir müzedir.

Etnografya Müzesi: Önceleri Arkeoloji müzesi yapılması düşünülen yapıya sonraları Resim ve Heykel Müzesi kurulması kararlaştırılmış, Mustafa Kemal Atatürk'ün mezarı Anıtkabir yapılana kadar burada saklanmıştır.

Ankara Devlet Resim ve Heykel Müzesi: Müze, Mustafa Kemal Atatürk'ün direktifleri üzerine Mimar Arif Hikmet Koyunoğlu tarafından projelendirilerek, 1927 yılında Türkocağı olarak inşa edilmiştir. Cumhurbaşkanı Fahri Korutürk tarafından 2 Nisan 1980 tarihinde müze olarak açılışı yapılmıştır.

Kurtuluş Savaşı Müzesi: I. TBMM binasında hizmet veren bir müzedir. 23 Nisan 1961'de "Türkiye Büyük Millet Meclisi Müzesi" adıyla halkın ziyaretine açılmıştır. Mustafa Kemal Atatürk'ün doğumunun 100. yılını kutlama programı çerçevesinde, 1981 yılında Türkiye Cumhuriyeti Kültür ve Turizm Bakanlığı Eski Eserler ve Müzeler Genel Müdürlüğü tarafından restorasyon ve teşhir-tanzim çalışmaları sonucu 23 Nisan 1981 tarihinde "Kurtuluş Savaşı Müzesi" adıyla yeniden ziyarete açılmıştır.

Cumhuriyet Müzesi: II. TBMM binasında hizmet veren müzedir. Müzede ilk üç Cumhurbaşkanı dönemini yansıtan olaylar, onların kendi sözleri, fotoğrafları, bazı özel eşyaları ile o dönemde mecliste alınan kararlar ve kanunlar sergilenmektedir.

Anıtkabir: Mustafa Kemal Atatürk'ün kabrinin de bulunduğu müzedir. Müze dört bölümden oluşur: Birinci bölümde Atatürk'ün özel eşyaları; ikinci bölümde Çanakkale Savaşı panoraması; üçüncü bölümde Sakarya Meydan Savaşı ve Başkomutanlık Meydan Muharebesi panoraması; dördüncü bölümde Atatürk devrimlerinin fotoğraf ve açıklamalarla tanıtıldığı, rölyeflerle zenginleştirilmiş tonozlu koridor bulunmaktadır.

Anıtlar ve heykeller
Ankara'da birçok anıt ve heykel bulunmaktadır. Bunların en önemlilerinden Ulus semtindeki Atlı Atatürk ve Mareşal Atatürk Anıtları, Pietro Canonica tarafından 1927 yılında yapılmıştır.

Ulus'taki bir başka heykel olan Zafer Anıtı, Heinrich Krippel 1927 yılında tarafından yapılmıştır.
Önemli anıtlardan Güvenpark Anıtı, Anton Hanak ve Joseph Thorak tarafından yapılmış ve Kızılay Meydanına yerleştirilmiştir. Heykelin Açılışı 1935 yılında yapılmıştır. Bu anıta Güvenlik ya da Emniyet Anıtı da denir.

Çağdaş anıtlardan Hitit Güneş Kursu Anıtı, Nusret Suman tarafından yapılmış ve Sıhhiye Meydanına yerleştirilmiştir. Açılışı 1978 yılında yapılmıştır. Taşankara ise Jørgen Haugen Sørensen tarafından yapılmış ve Sakarya Caddesine yerleştirilmiştir. Açılışı 1992 yılında yapılmıştır.

Arkeolojik alanlar
Ankara'da birçok arkeolojik alan vardır. Bunların en önemlilerinden Roma Hamamı, Ulus Meydanı'ndan Yıldırım Beyazit Meydanına uzanan Çankırı Caddesi üzerinde yer alır, 3. yüzyılda Septimius Severus'un oğlu Roma İmparatoru Caracalla tarafından Sağlık Tanrısı Asklepios adına yapılmıştır. Diğer bir önemli yapı olan Augustus Tapınağı, Ulus'ta Hacı Bayram Camisi bitişiğindedir. Aslen M.Ö. 2. yüzyılda Frigya tanrısı Men adına yapılmış olan tapınak zamanla yıkılmıştır. Bugün kalıntıları bulunan tapınak ise son Galatya hükümdarı Amintos'un oğlu kral Pilamenes tarafından Roma İmparatoru Caesar Divi Filius Augustus adına bir bağlılık nişanesi olmak üzere yaptırılmıştır.[16][91][101] Augustus'un ölümünden önce Vesta rahibelerine verdiği dört adet belge Monumentum Ancyranum (Ankara Anıtı) ve Resgestae (Yazıt) olarak bilinirdi. Tapınaktaki bu taş yazıt, dünyadaki en uzun ve sağlam Latince kitabedir.

Romalılar'a ait Jülian Sütunu, Ulus'ta bulunur. Sütün 362 yılında Roma İmparatorluğu İmparatoru Julian'ın Ankara ziyareti onuruna dikilmiştir. Julian Sütunu, Belkıs Minaresi olarak da adlandırılır.

Kentteki en önemli Selçuklu yapısı olan Akköprü, Yenimahalle ilçesinin Varlık Mahallesi'nde bulunur. Köprü Anadolu Selçuklu Sultanı I. Alaeddin Keykubad zamanında yaptırılmıştır.

Çağdaş yapılar
Ankara'da çağdaş yapılar içinde en önemlileri Atakule, Kocatepe Camisi, ve Armada'dır.Atakule, Çankaya'nın Cinnah Caddesi ile Çankaya Caddesi'nin kesiştiği, Zübeyde Hanım Meydanı'nda bulunur. Cumhurbaşkanlık ve Başbakanlık konutlarının yakınındadır. Bu iş merkezi, Ankara'nın başkent oluşunun 66. yıldönümü nedeniyle 13 Ekim 1989'da açılmıştır. Ankara'nın açılan ilk, Türkiye'nin ikinci alışveriş merkezi olan Atakule, 125 m yüksekliğe ve kulenin tepesinde döner restorana sahiptir.

Çankaya'nın Kocatepe semtindeki Kocatepe Camisi'nin yapımına 1967'de başlanmış ve 1987'de bitirilmiştir. 88 m uzunluğunda dört minaresi vardır.[108] Ana mekânı 4 fil ayağı üzerine oturan bir merkezi kubbe ile dört yarım kubbeden oluşur.

Cumhuriyet döneminde yapılan diğer bir önemli cami olan Maltepe Camisi, Çankaya'da bulunur. Mimari açından Osmanlı mimarisi'ne benzeyen cami, yeşil bir kubbeye sahiptir. Eni 20 m, boyu 20 m yüksekliği 30 m olan Maltepe Camisi, beyaz taş ve tuğladan inşa edilmiştir. Caminin birer şerefeli 50 m yüksekliğinde iki minaresi vardır. Minarelerde 142 merdiven ile şerefeye çıkılır.

Armada, 133 m yüksekliğinde, 33 katlı bir iş merkezidir. 28 Eylül 2002'de açılan yapının 4. katında, alışveriş merkezi olan yapının diğer katlarında stüdyo daire şeklinde, evler bulunmaktadır. Anteni ile birlikte yüksekliği toplam 140 m'dir.

Şenlikler
Kentte geleneksel hale getirilen birçok şenlik vardır. Ankara'daki sinema alanındaki önemli organizasyonlardan biri Ankara Uluslararası Film Festivali'dir. 1998 yılından beri düzenlenen festival, belgesel, uzun film ve kısa film yarışmaları barındırır. Yaklaşık 17 dalda ödül dağıtılır.

Tiyatro alanındaki önemli bir şenlik, Toplumsal Araştırmalar Kültür ve Sanat İçin Vakıf tarafından 1996 yılından beri gerçekleştirilen Uluslararası Ankara Tiyatro Festivali'dir.Bunların dışında Ankara'da 1983'ten beri Ankara Uluslararası Müzik Festivali ve 1996'dan beri de Ankara Caz Festivali gerçekleştirilir.

Eğitim
Eğitim ve öğretim açısından Türkiye'nin önemli merkezlerinden biri olan Ankara'da 150'den fazla ilk ve orta dereceli okul ile halk eğitim merkezi vardır. Ayrıca on üniversite ve bir harp okulu hizmet vermektedir. Bu üniversiteler il genelinden öğrencilere eğitim verdiği gibi, il dışından ve öğrenci değişim programları ile yurtdışından gelen öğrencilere de eğitim vermektedir.

Üniversiteler
Ankara Üniversitesi Dil ve Tarih Coğrafya Fakültesi
Ankara'da bulunan üniversitelerin bir bölümü Türkiye'nin, bir bölümü, Avrupa'nın ve dünyanın en önemli üniversiteleri arasında gösterilir. Ayrıca Ankara'nın altı yaş ve üzeri nüfusunun 442.315'i en az bir üniversiteden mezun, 44.598'i yüksek lisans mezunu, 16.239'u ise doktora mezunudur.

Ankara'da eğitim veren üniversiteler şunlardır:
Devlet: Ankara Üniversitesi[123], Gazi Üniversitesi, Hacettepe Üniversitesi, Orta Doğu Teknik Üniversitesi

Özel: Atılım Üniversitesi, Başkent Üniversitesi, Bilkent Üniversitesi, Çankaya Üniversitesi, TOBB Ekonomi ve Teknoloji Üniversitesi, Turgut Özal Üniversitesi, Ufuk Üniversitesi

Türk Silahlı Kuvvetleri'nin karacı muvazzaf subay ihtiyacını karşılayan ve 1834'te Mekteb-i Harbiye adıyla İstanbul'da kurulan Kara Harp Okulu, 1936'da Ankara'ya taşınmıştır.1991 yılından beri, 4 yıllık askeri eğitimin yanı sıra, lisans düzeyinde sistem mühendisliği eğitimi vermektedir.

Spor
MKE Ankaragücü ve Gençlerbirliği'nin resmi stadı Ankara 19 Mayıs Stadyumu.

Futbol
Kentte en çok rağbet gören spor futboldur. Kentin Sportoto Süper Lig'de bulunan iki spor takımı vardır. Bunlar: MKE Ankaragücü, Gençlerbirliği'dir. Ankara bu sayıyla İstanbul'un ardından Turkcell Süper Lig'de en çok takımı bulunan kenttir. 2008-2009 sezonunu bu takımlardan MKE Ankaragücü 13., Ankaraspor 10., Gençlerbirliği 15., Hacettepespor 18. sırada tamamladı. Bu takımlardan MKE Ankaragücü, Gençlerbirliği ve Hacettepespor, 19.209 kişilik Ankara 19 Mayıs Stadyumu'nu[138], Ankaraspor 19.626 kişilik Yenikent ASAŞ Stadyumu'nu kullanmaktadır.

Basketbol
Kent, İstanbul'da düzenlenen[140] 1959 Avrupa Basketbol Şampiyonası'ndan sonra Türkiye'de düzenlenen ikinci Avrupa Basketbol Şampiyonası'na 2001 yılında ev sahipliği yapmıştır. Bu şampiyonada Türkiye Millî Basketbol Takımı, Yugoslavya'nın ardından ikinci olmuştur. Ankara, 2010 FIBA Dünya Basketbol Şampiyonası'na ev sahibi olan dört şehirden biridir. Kentin basketbol takımları, Beko Basketbol Ligi'nde TED Ankara Kolejliler ve Türk Telekom Basketbol Takımı, Türkiye Bayanlar Basketbol Ligi'nde Çankaya Üniversitesi Spor Klübü'dür. Bu takımlardan Türk Telekom Basketbol Takımı, üç kez Cumhurbaşkanlığı Kupası, iki Kez Türkiye Kupasını kazanmıştır.

Voleybol
Kent Aroma Bayanlar Voleybol 1. Ligi'nin 2009-10 sezonunda İller Bankası ve Ankaragücü takımları tarafından temsil edilmektedir.

Uluslararası ilişkiler

Kardeş kentler
Ankara'nın 40 tane kardeş kenti vardır. İzmir Caddesi'nde Ankara'nın 2003 yılına kadarki kardeş kentleri için bir anıt bulunmaktadır.

Afrika
Addis Ababa, Etiyopya (2006'dan beri)
Kahire, Mısır (2004'ten beri)
Hartum, Sudan (1992'den beri)
Kinşasa, Demokratik Kongo Cumhuriyeti (2005'den beri)
Mogadişu, Somali (2000'den beri)

Amerika
Havana, Küba (1993'ten beri)
Santiago, Şili (2000'den beri)

Asya
Aşkabat, Türkmenistan (1994'den beri)
Astana, Kazakistan (2001'den beri)
Pekin, Çin Halk Cumhuriyeti (1990'dan beri)
Bişkek, Kırgızistan (1992'den beri)
Duşanbe, Tacikistan (2002'den beri)
Hanoi, Vietnam (1998'den beri)
İslamabad, Pakistan (1982'den beri)
Kabil, Afganistan (2003'ten beri)
Kuala Lumpur, Malezya (1984'ten beri)
Kuveyt, Kuveyt (1994'ten beri)
Manama, Bahreyn (2000'den beri)
San'a, Yemen (2006'dan beri)
Seul, Güney Kore (1971'den beri)
Taşkent, Özbekistan (2004'ten beri)
Ulan Batur, Moğolistan (2003'ten beri)
Şam, Suriye (2004'ten beri)


Ankara, Türkiye Cumhuriyeti'nin başkenti,Türkiye'nin en kalabalık ikinci ve dünyanın en kalabalık otuz sekizinci kentidir.Topraklarının büyük bölümü İç Anadolu Bölgesi'nin Yukarı Sakarya bölümünde yer alır. Türkiye'nin coğrafi merkezine yakın olduğu için, hem konum hem de işlev itibariyle Türkiye'nin kalbi benzetmesi yapılır.Ankara1923'ten beri Türkiye'ye başkentlik etmektedir.Ankara; kedisi, keçisi, tiftiği, tavşanı, armudu, balı ve Kalecik Karası denilen misket üzümü ile ünlüdür.

Özet Bilgi
Türkiye Cumhuriyetinin Başkenti Ankara, Orta Anadolu’nun merkezi bir noktasında kurulmuştur. Bu merkezi konumu itibariyle tarih boyunca özellikle Selçuklular ve Osmanlılar devrinde, Ankara keçilerinin tüylerinden yapılan sof kumaşlarının yurt dışına satılması Ankara’yı kervansarayların güzergahı ve bir ticaret merkezi haline getirmiştir.Ankara, Birinci Dünya Savaşı sonrası Atatürk liderliğindeki ulusal direnişte belirgin bir konum üstlenmiş ve Ulusal Kurtuluş Savaşı ile Türk yurdunun yabancı işgalinden kurtarılmasıyla 13 Ekim 1923′de yeni Türkiye Cumhuriyeti’nin başkenti ilan edilmiştir.
Ankara’nın en belirgin noktasında yer alan yapı, Ulu Önder Atatürk için yaptırılan ihtişamlı Anıtkabir’dir. 1953 yılında tamamlanan bu antik ve modern mimari sentezi yapı Türk mimarisinin gücünü ve zarafetini kanıtlamaktadır.
Şehrin en eski bölümleri tarihi Kaleyi çevrelemektedir. Duvarlar içinde 12. yüzyıla ait Alaaddin Cami her ne kadar Osmanlılar tarafından elden geçirilmişse de hala Selçuklu ahşap işçiliği ve sanatının güzel örneklerini sergiler. Pek çok sayıda ilginç eski Türk evi restore edilmiş ve sanat galerileri ya da geleneksel Türk mutfağından örneklerin sergilendiği lokantalar olarak yeniden hayat bulmuştur.
Hisar Kapısı’nın yakınlarında güzel bir şekilde restore edilmiş olan Bedestendeki Anadolu Medeniyetleri Müzesi’nde Paleolitik, Neolitik dönemlere ve Hatti, Hitit, Frigya, Urartu ve Roma Uygarlıklarına ait paha biçilmez eserler yer almaktadır.Kalenin dışında 13. yüzyıldan kalma Arslanhane Cami ve 14. yüzyıla ait Ahi Elvan Cami görünmeye değer eserlerdendir.Kale yakınlarında, bir Roma Tiyatrosu ve aynı bölgede 15. yüzyıldan kalma Hacı Bayram Cami ve türbesi yer almaktadır.
Selçuklu tahta kapı oymacılığının şaheserlerinin ve diğer günlük kullanım araçlarının sergilendiği Etnografya Müzesinin hemen yanında yer alan Resim ve Heykel Müzesi Türk güzel sanatlarından kesitler içerir. Ankara’daki en büyük camii olan Kocatepe cami 1976 ile 1987 arasında Osmanlı mimarisine uygun olarak inşa edilmiştir.
Ankara, seçkin bale, tiyatro, opera ve halk dansları düzenlemeleri ile hareketli bir sanatsal ve kültürel yaşama sahne olmaktadır. Şehir, özellikle dinleyici sayısı hiç düşmeyen Flarmoni Orkestrası ile ünlüdür.

Gezi Rehberi
Anıtkabir Türkiye Cumhuriyeti’nin kurucusu, inkılâpların yaratıcısı, kahraman asker, büyük önder Mustafa Kemal Atatürk’ün ebedî istirahatgâhının bulunduğu Anıtkabir, Rasattepe’ de inşa edilmiştir. Mimarları Prof. Emin Onat ve Doç. Orhan Arda’dır. 1944 yılında yapımına başlanan anıt, 1953′te tamamlanmıştır. Aynı yıl Ata, Etnografya Müzesindeki geçici kabrinden büyük bir törenle buraya nakledilmiştir. Anıtkabir kompleksi içindeki üniteler ;İstiklâl Kulesi, Hürriyet Kulesi, Aslanlı Yol, Müdafaa-i Hukuk Kulesi, Mehmetçik Kulesi, Zafer Kulesi, Barış Kulesi, 23 Nisan Kulesi, Misak-ı Milli Kulesi, İnkılâp Kulesi, Zafer Kabartmaları, Mozole – Şeref Holüdür.
Kurtuluş Savaşı Müzesi I. TBMM binasında hizmet veren bir müzedir. 23 Nisan 1961'de "Türkiye Büyük Millet Meclisi Müzesi" adıyla halkın ziyaretine açılmıştır. Mustafa Kemal Atatürk'ün doğumunun 100. yılını kutlama programı çerçevesinde, 1981 yılında Türkiye Cumhuriyeti Kültür ve Turizm Bakanlığı Eski Eserler ve Müzeler Genel Müdürlüğü tarafından restorasyon ve teşhir-tanzim çalışmaları sonucu 23 Nisan 1981 tarihinde "Kurtuluş Savaşı Müzesi" adıyla yeniden ziyarete açılmıştır.
'Cumhuriyet Müzesi' II. TBMM binasında hizmet veren müzedir. Müzede ilk üç Cumhurbaşkanı dönemini yansıtan olaylar, onların kendi sözleri, fotoğrafları, bazı özel eşyaları ile o dönemde mecliste alınan kararlar ve kanunlar sergilenmektedir.
Atatürk Evi Atatürk’ün Selanik’te doğduğu evin benzeri olup, Atatürk Orman Çiftliği sınırları içerisindedir. Üç katlıdır.Atatürk’ün 100. doğum yıldönümü nedeniyle, Ankara Ticaret Odası aldığı bir kararla, Atatürk’ün Selanik’te doğup büyüdüğü evin aynı plan ve ölçüler içerisinde bir benzerinin Atatürk Orman Çiftliği sınırları içerisinde yapılmasını kararlaştırmış, 19 Mayıs 1981 günü temeli atılan bina, 10 Kasım 1981 tarihinde törenle ziyarete açılmıştır.Mükemmel bir şekilde dizayn edilen odalardaki eşyalar, bulunduğu dönemi en güzel şekilde yansıtmaktadır.Müze Odası içerisinde Atatürk’ün fotoğrafları, vesika ve belgeleri dışında; takım elbiseleri, spor gömlekleri, kasketi, yeleği, eldiveni, silindir şapkası, ayakkabısı, kartvizit kutusu, tesbihi, masa zili, kahve fincanı ve baston gibi bazı eşyaları sergilenmektedir.Taşlık, Kiler, Hizmetçiler Odası, Sofa, Mutfak, Misafir Odası, Atatürk Odası, Müze Odası, Oturma ve Yatak Odası Atatürk Evi’nin bölümlerini oluşturmaktadır.
Atatürk Orman Çiftliği Atatürk Orman Çiftliği Müdürlüğü özkaynakları ile yaptırılan "Gazi Orman Çiftliği Parkı"Ata'nın vasiyeti doğrultusunda halkımızın hizmetine sunulmuştur. Atatürk'ün 1937 yılında çiftliklerinin ulusa devri hakkında yazdığı feragat mektubunda belirttiği üzere, "çiftliklerin yerine göre araziyi ıslah ve tanzim etmek, muhitlerini güzelleştirmek, halka gezecek, eğlenecek ve dinlenecek sıhhi yerler temin eylemek hususu'' vazifeleri arasında yer alan Atatürk Orman Çiftliği , Çiftlik Müdürlüğü tarafından 6 dönümlük alanın rehabilite edilmesiyle kurulmuştur. Parkta, çocuk oyun alanları, oturma alanları, dişbudak, akçaağaç, meşe, karaçam, sedir gibi ağaçlar yer alıyor. Parkta, 500 adet gülün bulunduğu gül bahçesi, havuz, mevsim çiçeklerinden yapılan peyzajlar da bulunuyor.Ayrıca Hayvanat Bahçeside Atatürk Orman Çiftliğinde bulunmaktadır.
Gordion Müzesi 1963 yılında bugün Yassıhöyük olarak tanınan 500 nüfuslu küçük bir köyün yanında kuruldu. Bugün Gordion Müzesi’nde kronolojik bir sergileme sunulmakta, her dönem karakteristik örneklerle temsil edilmektedir. Üç vitrinde Eski Tunç Devri eserleri, bunu takiben Kral Midas ile son bulan Erken Frig Dönemine ait eserler yer almaktadır. Bu eserler içinde Erken Demir Çağı’na ait el yapımı çanak-çömlekler, Erken Frig Çağına ait demir aletler, tekstil üretim aletleri sergilenmektedir. Yeni sergi salonunda panoramik vitrin içinde M.Ö. 700 yıllarına tarihlenen tahrip katına ait tipik bir yapı sergilenmektedir. Yeni salonun geri kalan kısmında M.Ö. 6- M.S. 4. yüzyıla ait ithal edilmiş Yunan seramiği, Helenistik Çağ ve Roma Dönemine ait malzemeler sergilenmektedir. Son bölümde ziyaretçiler Gordion’da ele geçen mühür ve sikke örneklerini izleme imkanı bulacaklardır.
Roma Tiyatrosu Ankara'nın Ulus Semtinde Hisar Caddesi ile Pınar Sokak arasında yer almaktadır. Antik yazarların Ankara hakkında verdikleri bilgiler arasında tiyatrodan hiç söz edilmemesine karşılık, Ankara'da bulunan bazı yazıtlarda dolaylı olarak bahsedilmektedir. Ayrıca Roma Hamamı’nda korunan bir heykel kaidesi üzerinde yer alan yazıt, Dionysos şenlikleri hakkında bir kararnameyi içermektedir. Yazıt, Ulpis Aelius Pompeianus'un Agonluğu sırasında çıkarılan bir kararnamedir ve üzerinde tiyatronun belli bir yerine konulduğu yazılıdır. Buna göre Ankara'da bir tiyatro yapısının bulunduğu açıkça belli olmaktadır. Ancak 1982 yılına kadar nerede olduğu bilinmiyordu. 1982 yılında bir inşaatın temel kazısı sırasında bulunan arkeolojik veriler neticesinde 1982-1986 yılları arasında yapılan kazılarda tiyatro tamamen açığa çıkarılmıştır.Bir çok tiyatroda olduğu gibi yerli kayanın oyulması ve doldurulması ile elde edilen oturma sıraları moloz taş - harç dolgusuyla oluşturulmuştur. Orkestraya girişi sağlayan doğu ve batıda iki tane parados (yan giriş) yer almaktadır. Skene (sahne) binası orkestraya beş kapı ile açılmaktadır.
Roma Hamamı Ulus Meydanı'ndan Yıldırım Beyazit Meydanına uzanan Çankırı Caddesi üzerinde yer alır, 3. yüzyılda Septimius Severus'un oğlu Roma İmparatoru Caracalla tarafından Sağlık Tanrısı Asklepios adına yapılmıştır Bugün Roma Hamamı olarak adlandırılan bu platformun bir höyük olduğu, en üstte Roma Çağı (Kısmen Bizans ve Selçuk katları), onun altında Frig Devri yerleşmesinin kalıntıları tespit edilmiştir.Höyük altında kalan taş kalıntılar çok iyi bir şekilde korunduğundan yapının planı anlaşılabilecek durumdadır. Buna göre yapının bir taşra kenti hamamından çok İmparatorluk standartlarına göre yapıldığı anlaşılmaktadır.
'Ankara Kalesi' Asırlardır kentin bekçiliğini yapan Ankara Kalesi kentin sembolü olmuştur. Ankara Kalesi’nin tarihi, kentin tarihi kadar eskidir. Yapılış tarihi kesin olarak bilinmemekle beraber ilk kez Romalılar tarafından yapıldığı fikri yaygındır. Selçuklular tarafından onartılıp genişletilmiştir. Kurulduğu tepe yanında akan (Hatip Çayı) Bentderesinden 110 metre yüksektedir. Kale, iç ve dış kale olmak üzere iki kısımdır. Yirmiden fazla kulesi vardır. Dış kale eski Ankara şehrini yürek biçiminde çevirir. Dört katlı olan iç kale kısmen Ankara taşından kısmen de toplama (spoliyen) taşlarla yapılmıştır. İç kalenin iki büyük kapısı olup, birisi dış kapı, diğeri hisar kapı adını taşır. İç kaledeki kulelerin yüksekliği 14 ile 16 m. arasında değişmektedir. Bugün kale içinde Osmanlı Ankara’sının XVII. yüzyıldan itibaren ayakta kalmış bir çok Ankara evi bulunmaktadır.
Anadolu Medeniyetleri Müzesi Tarihi yapıları, köklü geçmişi ile bugünlere gelen Anadolu Medeniyetleri Müzesi 19 Nisan 1997 tarihinde İsviçre'nin Lozan kentinde 68 müze arasında birinci seçilerek "Avrupa'da Yılın Müzesi" ünvanını elde etmiştir. Bugün kendine özgü koleksiyonları ile dünyanın sayılı müzeleri arasında yer alan Anadolu Medeniyetleri Müzesi'nde, Anadolu arkeolojik eserleri Paleolitik çağdan başlayarak günümüze kadar, kronolojik bir sırayla sergilenmektedir.
Ankara Etnografya Müzesi Müze Kurtuluş Savaşı'nda cuma namazlarının kılındığı eski adı Namazgâh Tepesi olan yerde kuruldu.Önceleri Arkeoloji Müzesi olarak kullanılması düşünülmüş, sonra Resim Heykel Müzesi olmasına karar verilmiş, açılış töreninden sonra bugünkü işlevine kavuşmuştur. Türk sanatının Selçuklu Devrinden zamanımıza kadar devam eden örneklerinin sergilendiği bir müzedir. Anadolu’nun çeşitli yörelerinden derlenmiş halk giysileri,Türklere özgü teknik malzeme ve desenlerle dokunmuş halı ve kilim koleksiyonu gibi çeşitli tarihi koleksiyonlar sergilenmektedir.
Beypazarı Beypazarı, İç Anadolu Bölgesi'nde Ankara'ya bağlı bir ilçedir. Ankara'nın 98 km. batısında, denizden ortalama 700 m. yüksekliktedir. Beypazarı ziyaretçilerine günlerini eğlenceli ve dolu geçirmeleri için birçok fırsat sunar; güneşli ve güzel bir günde İnözü Vadisi’nde yürüyüş yapmak, Hıdırlık Tepesi’nden manzarayı seyre dalıp huzur bulmak, yöredeki insanlarla samimi ve içten sohbetler kurmak bunlardan birkaçıdır. Ama en çok da mis gibi yemekleri ve çok çeşitli yöresel mutfağı için ziyaret edilmelidir. Beypazarı’nda sarma dolma, ev baklavası ve kurutulmuş gıdalar (sarımsak, domates, erik, biber gibi) dışında tarhana, cevizli sucuk, erişte ve cimcik de oldukça meşhur. Gezinize eşlik etmesi ve bol bol A vitamini depolamak için havuç suyu içmeyi ihmal etmeyin. Beypazarı Türkiye’nin yüzde 50-60’lık havuç üretimini yaptığından burada neredeyse her mevsim havuç olur. Her yılın haziran ayının ilk haftasında “Havuç Festivali” düzenlenir ve festivale birçok yerli ve yabancı turist katılır.
Gölbaşı Ankara’nın 25 kilometre güneybatısında ve Konya Yolu üzerinde olan Mogan Gölü’nün kıyısında plaj ve gazinoların yanı sıra restoran ve kahveler vardır. Sıcak yaz aylarında deniz özlemini bir parça da olsa gideren bir gezi ve mesire yeridir. Kıyısında bir yüzme havuzu olan göl, kayık gezileri için elverişlidir. Ayrıca gölbaşına bağlı Eymir Gölü ve çevresinde de birçok tesis bulunmaktadır. Mogan ve Eymir gölleri eşsiz güzelliklere sahip doğasıyla görülmesi gereken yerler arasındadır. Kızılcahamam Ankara'nın kuzeyinde yer alan bir ilçedir. Kızılcahamam, Çubuk, Kazan, Ayaş, Güdül, Çamlıdere ilçeleri ile Bolu ve Çankırı illeri arasında kalır. Köroğlu Dağları ilçenin en önemli dağı, Sakarya Irmağı'nın kollarından biri olan Kirmir Çayı da ilçedeki en önemli akarsudur. Ankara'ya içme suyu sağlayan Kurtboğazı, Eğrekkaya ve Akyar Barajları Kızılcahamam Belediyesi sınırları içerisinde kalır. İlçe merkezinde yeteri miktarda düzlük alan bulunmadığından dolayı çok sıkışık bir yerleşim mevcuttur. Buna rağmen ilçe merkezleri dağ yamaçlarına doğru sürekli genişleme eğilimindedir. Roma döneminden beri kullanıldığı bilinen Kızılcahamam kaplıcaları Türkiye çapında ün kazanmıştır. Kızılcahamam genellikle Soğuksu Milli Parkı, kaplıcaları, otelleri, maden suları, tarihi yerleri ve festivalleri ile tanınır ve şifa merkezidir. Termal suları pek çok hastalığa iyi gelmektedir. Ankara'ya yakınlığı nedeniyle özellikle hafta sonları çok sayıda günübirlikçi turist ağırlar. İlçe içindeki çok sayıdaki lokantalar Ankara'dan gelen misafirlere ve kaplıca ziyaretçilerine hizmet verir. Pazar günleri kurulan köylü pazarlarında civar köylerden gelen köylüler, getirdikleri yöresel ve doğal ürünlerini satarlar. Son yıllarda yapılan büyük oteller kongre ve toplantılara ev sahipliği yapmakta, bu yolla ilçe turizmine büyük katkılar sağlamaktadırlar.
İnözü Vadisi İnözü Vadisi, yaklaşık 100 km Ankara'nın kuzeybatısında Beypazarı ilçesinde iki dağ arasındaki çukurca arazidir. Beypazarı ilçeside yaklaşık 700 metre irtifa'da yer almaktadır ve Seben, Kıbrıscık, Nallıhan, Mihalıçcık, Polatlı, Güdül ve Çamlıdere ilçeleri ile çevrilidir.Vadinin, doğu ve batı yamaçları çok dik ve kayalıktır. Vadi meyva bahçeleri, kavak tarlaları, fundalıklar her iki tarafında uçurum ve sarp kayalardan oluşur ve buradan Beypazarı - Kıbrıscık karayolu geçer. Bu kayalıklarda birçok mağara bulunmaktadır. Vadi Beypazarı kentsel bölgeye ulaşır, burada doğu ve batı yamaçları çok sarp ve kayalıktır. Bu bölümde vadi tabanı çok dar olup, şehir merkezine doğru genişler

Diğer Bilgiler

Tarih
Orta Anadolu’nun kalbinde, Türkiye Devletine başkentlik yapan Ankara, yeni kurulmuş cumhuriyetin yeni hükümetine ev sahipliği yapma görevine cumhuriyetin kurucusu Atatürk tarafından layık görülmüştür.
Ankara ve çevresinin tarihi Bronz çağındaki Hatti Uygarlığına kadar gider. İsa’dan önce ikinci bin yılda Hititler bölgenin hakimi durumuna gelmiş ve onları sırası ile Frigyalılar, Lidyalılar ve Persler izlemiştir. İsa’dan önce üçüncü yüzyılda, bir Kelt ırkı olan Galatlar Ankara’yı başkent yapmıştır.
İlin tarihteki ismi “Ankyra”dır. Galatlar Ankara’yı ilk defa başkent olarak kullanmışlardır. Hitit döneminin küçük bir şehri olduğu bilinmekle birlikte, bu yörede bu döneme ait herhangi bir eser bulunmamıştır. Frig çağından sonra şehir sırasıyla Pers, Büyük İskender, Galat dönemlerini yaşamıştır. M.Ö. 25 yılında İmparator Augustus şehri Galatia krallığıyla beraber Roma imparatorluğuna bağlamıştır.
VII. ve VIII. yüzyıllarda İslamiyetin doğuşuyla birlikte şehir Pers ve Arap akımlarına maruz kalmıştır.871-893 tarihleri arasında birkaç kez el değiştirir. 1127′de şehir kesin olarak Türk hakimiyetine girer ve adı “Engüriye” olur. 1402′de Yıldırım Bayazid ve Timurlenk arasındaki Ankara Savaşında şehir kısa bir süre Moğol hakimiyetinde kalır. Ancak 1414′de kesin olarak Osmanlı hakimiyetine girer.
Kurtuluş savaşı sırasında 1920′de Ankara merkez üs olarak seçilir ve 1923′te Gazi Mustafa Kemal ATATÜRK tarafından coğrafi, stratejik, siyasi ve Kurtuluş Savaşındaki merkez üs özellikleri nedeniyle başkent ilan edilir. O günlerde Avrupa’dan şehir mimarları getirilerek bugünkü modern Ankara’nın temelleri atılır.

Coğrafya
Ankara, doğuda Kırşehir ve Kırıkkale; batıda Eskişehir; kuzeyde Çankırı; kuzeybatıda Bolu ve güneyde Konya ve Aksaray illeri ile çevrilidir.Ankara, Orta Anadolu’nun kuzeybatısında bulunan Kızılırmak ve Sakarya nehirlerinin kollarının oluşturduğu ovalarla kaplı bir bölgedir. Bu bölgede orman alanları ile step ve bozkır alanlarını bir arada görmek mümkündür.Akarsu boylarında sıralar halinde görülen iğde, söğüt ve kavak ağaçları step içerisinde yer alır. Ankara çevresinde plato üzerinde yükselen münferit dağlar ile kuzeydeki dağlık sahada ise yağışlardaki artış yüzünden orman örtüsü kendini belli etmeye başlar.
Güneyde İç Anadolu ikliminin bariz özellikleri olan step iklimi, kuzeyde ise Karadeniz ikliminin ılıman ve yağışlı halleri görülebilir. Kara ikliminin hüküm sürdüğü bu bölgede kış sıcaklıkları düşük, yaz ise sıcak geçer.Ankara'nın ilçeleri; Altındağ, Çankaya, Etimesgut, Keçiören, Mamak, Sincan, Yenimahalle, Akyurt, Ayaş, Bala, Beypazarı, Çamlıdere, Çubuk, Elmadağ, Evren, Gölbaşı, Güdül, Haymana, Kalecik, Kazan, Kızılcahamam, Nallıhan, Polatlı ve Şereflikoçhisar’ dır.
Akyurt : Kent merkezine 33 km. uzaklıktadır. İlçeye bağlı Balıkhisar Köyüne 1 km uzaklıkta, M.Ö. 3000 yılı ortalarından itibaren yerleşime sahne olmuş, Eski Tunç Çağına ve sonrasına ait büyük bir höyük bulunmuştur.
Altındağ : Kent merkezine 1 km. uzaklıkta, Selçuklular , Osmanlılar ve daha eski medeniyetleri kapsayan ilçede; Ankara Kalesi, Augustus Tapınağı, Julianus Sütunu, Roma Hamamı, Cumhuriyet Anıtı, Anadolu Medeniyetleri Müzesi, Devlet Resim ve Heykel Müzesi, Etnografya Müzesi, Kurtuluş Savaşı Müzesi ve Cumhuriyet Müzesi bulunmaktadır. Ayrıca Karacabey, Ahi Şerafettin, Hacı Bayram Veli Efendi, Karyağdı, Gülbaba ve İzzettin Baba Türbeleri ile Hacı Bayram, Aslanhane, Ahi Elvan, Alaaddin, Zincirli ve Kurşunlu camileri de ilçe sınırları içerisindedir.
Ayaş : Kent merkezine 58 km. uzaklıktaki Ayaş İlçesi kaplıcaları ile ünlüdür. Karakaya Kaplıcası ile 23 km. batısındaki Ayaş içmelerinin mineralli ve radyoaktifli suların sağlık açısından önemli bir zenginlik kaynağıdır. Karadere Bağlan, Ova Bağları, Arıklar Bağları, Kirazdibi Bağları ilçenin diğer tabiat varlıklarıdır.
Bala : Ankara’nın güneyinde yer alan Bala ilçesi sınırlarındaki, ilçeye 35 km uzaklıktaki Beynam Ormanları Balâ ilçesinin olduğu kadar Ankara’nın da önemli mesire yerlerindendir. Burası genellikle çam ormanlarıyla kaplıdır.
Beypazarı : Ankara’ya 99 km. mesafede olan Beypazarı ilçesinin tarihi Hitit ve Friglere kadar uzanmaktadır.
Çamlıdere : Ankara’nın kuzeybatısında yer alan Çamlıdere ilçesinin şehir merkezinden uzaklığı 108 km. dir. İlçede Selçuklu dönemine ait Peçenek Beldesinde bir Camii bulunmaktadır. Bunun yanı sıra Bizans dönemine ait mezar ve yerleşim yerleri kalıntılarına da rastlanılmaktadır.
Çankaya : Çankaya İlçesi, şehir merkezine 9 km. uzaklıktadır. Ankara’nın önemli ilçelerinden olan Çankaya İlçesi, ili merkezine yakın pek çok semti içine alır. Atatürk Orman Çiftliği, Eymir Gölü, Elmadağ Kayak Tesisleri, Ahlatlıbel Spor ve Eğlence Merkezi ilçe sınırlarındadır.
Anıtkabir, Atatürk Müzesi, Atatürk Anıtı (Zafer Anıtı-Sıhhiye), MTA Genel Müdürlüğü Tabiat Tarihi Müzesi, Güvenlik Anıtı, Etnografya Atatürk Anıtı, Doğa Tarihi Müzesi, ODTÜ Arkeoloji Müzesi, Devlet Resim ve Heykel Sergi Salonu, Anıt Park, Botanik Bahçesi, Abdi İpekçi Parkı, Güven Park, Kurtuluş Parkı, Kuğulu Park, Milli Egemenlik Parkı, Ahmet Arif Parkı, 100. Yıl Kapalı Yüzme Havuzu, Belediye Buz Paten Sahası gibi spor alanları, Oyuncak Müzesi (Cebeci-Ankara Üniversitesi Eğitim Fakültesi), Hitit Anıtı, Atakule, TBMM ilçenin başlıca turistik yerlerindendir.
Çubuk : Çubuk, Ankara şehir merkezine 39 km uzaklıktadır. Aktepe'de bulunan bir kale harabesi ve Karadana Köyünde Oyulu Kaya Mezarı Hitit kalıntılarıdır.Çubuk II. Barajı drenaj alanında bulunan ormanlık ile Karagöl mevkiinde bulunan ormanlık alanlar önemli mesire yerleridir.
Elmadağ : Kent merkezine 41 km. uzaklığındadır. Kökü Selçuklulara kadar uzanan halıcılık, el dokuması, kilim, heybe ve çantalar kültür zenginliklerini günümüze kadar getirmiştir.
Etimesgut : Etimesgut ilçesinin Ankara şehir merkezine uzaklığı 20 km.dir. Gazi Tren istasyonu ve Atatürk’ün İstanbul’a gidiş gelişlerinde uğurlandığı Etimesgut Tren İstasyonu tarihi yapı özellikleriyle dikkat çekicidir. Etimesgut’a adını veren Ahi Mes’ud, Ahi Elvan gibi Türk büyüklerinden, Ahi Elvan Hazretlerinin Türbesi Elvanköy’de Elvanköy Cami avlusunda bulunmaktadır.
Evren : İl merkezine 178 km. uzaklığındadır. Çevrede rastlanan höyük ve kilise, kale kalıntıları bu yörenin İslamiyetten çok önceleri yerleşim yeri olduğunu göstermektedir. İlçe sınırları içerisinde Evren-Sarıyahşi yolu üzerinde Evren'e 2 km. uzaklıkta bir höyükte bin yıla ait seramik kalıntılarına rastlanmıştır. Çatalpınar Köyünün 2 km güneybatısında bulunan Sığırcık Kalesi Geç Bizans ve Osmanlı Dönemine aittir.
Gölbaşı : Ankara’ya 20 Km.uzaklıktaki Gölbaşı ve çevresi Ankara’nın mesire, sayfiye, turizm ve sanayi bölgesi durumundadır. Mogan ve Eymir Gölleri, doğal güzelliği, temiz havası ve balık üretimi ile ilçeye turistik bir değer kazandırmaktadır.İlçe sınırlarında, İncek, Hacılar ve Tulumtaş köyleri arasındaki Karayatak Tepe Mevkiinde yer alan Tulumtaş Mağarasında görülmeye değer dikit, sarkıt ve sütunlar bulunmaktadır.
Haymana :Kent merkezine uzaklığı 73 km. olan Haymana kaplıcalarıyla dünyaca ünlüdür. Kaplıcaların tarihi Hititlere kadar uzanmaktadır. Hititlerden sonra Romalılar devrinde kaplıca tesisleri yeniden onarılmış, ayrıca kaplıcanın 1-1.5 km doğusunda halen harabeleri bulunan bir şehir kurularak, bu bölge bir su tedavi merkezi haline getirilmiştir.
Kalecik : Kent merkezine 71 km. uzaklıktaki Kalecik ve civarının ilk defa M.Ö. 3500-4000 yıllarında erken Kalkolitik Devirde iskan edilmiş olduğu tahmin edilmektedir. Hasbey, Saray, Tabakhane Camileri, Kazancıbaba, Alişoğlu Türbesi ile Kızılırmak üzerindeki Develioğlu Köprüsü ve Kalecik Kalesi belli başlı tarihi eserleridir.
Kazan : Kazan'ın şehir merkezinden uzaklığı 45 km.dir. İlçenin kuruluş tarihi kesin olarak bilinmemektedir. Yapılan kazılar sonucu çıkan birçok tarihi eser, çok değişik medeniyetler zamanında ilçe ve köylerinde yerleşim olduğunu göstermektedir.
Keçiören : Keçiören ilçesinin Ankara şehir merkezine uzaklığı 3 km. dir. Ankara’nın Merkez ilçelerinden biridir. Mustafa Kemal’in Kurtuluş Savaşına hazırlandığı ve karargah olarak kullandığı Ankara Eski Tarım Okulu bugün müze olarak Keçiören sınırları içerisindedir.
Kızılcahamam : İl merkezine 83 km. uzaklıkta bulunan Kızılcahamam Ankara’nın en yoğun orman örtüsüne sahip olan yerleşim yeridir. Maden suyu bakımından oldukça zengin olan Kızılcahamam’a 16 km uzaklıktaki Şey Hamamı Kaplıcası ülkenin önemli kaplıcaları arasındadır.
Mamak : Mamak ilçesinin şehir merkezine uzaklıgı 7 km. dir. İlçede kültür hizmetlerini yerine getirmek için şimdiki Belediye Başkanlık Binası'nın yer aldığı Konservatuar Binası bulunmaktadır. Ayrıca 75. Yıl Cumhuriyet Anfi Tiyatrosu, kültürel faaliyet varlıklarından sayılabilir.Tabiat varlıkları olarak Hatip Çayı, Bayındır Barajı ve önemli 4 mesire yerlerindendir.
Nallıhan : Nallıhan’ın şehir merkezine uzaklığı 161 km.dir.İlçe merkezi 1599′da Vezir Nasuhpaşa’ nın burada bir han yaptırmasıyla teşekkül etmiş, adını bu Han’dan almıştır. Halen çatısı yıkık olan Han ile birlikte cami ve hamam da yapılmıştır. İlçede, Uluhan (Köstebek) Köyünde 17. yüzyılda inşa edilmiş olan Uluhan Cami de diğer önemli bir eserdir.
Polatlı : Polatlı ilçesinin şehir merkezine uzaklığı 78 km. dir. Bugünkü Polatlı’nın 20 m. kuzeybatısına düşen Yassıhöyük Köyü ve çevresi bölgede gerçek bir tarih başlangıcı sayılabilir. Bu çevrede 86 adet tümülüs ve kral mezarları ve kalıntıları ilçe merkezinde de tümülüs ve şehir kalıntıları bulunmaktadır.
Şereflikoçhisar : Şehir merkezine 148 km. uzaklıktadır. İlçede, Türkiye’nin ikinci büyük gölü olan Tuz Gölü bulunmaktadır. Kuzeyinde bulunan Hirfanlı Baraj Gölünde balıkçılık yapılmaktadır. Tuz Gölü, Kurşunlu Camii, Koçhisar Kalesi ve Parlasan Kalesi, ilçenin tarihi ve turistik zenginliklerini oluşturur.
Yenimahalle : Yenimahalle’nin şehir merkezine uzaklığı 5 km. dir. Kent Merkezinde yeralan Yenimahalle’nin tarihini vurgulayan eserler arasında Selçuklu Hükümdarı Alaaddin Keykubat tarafından 1222 yılında eski Bağdat Ticaret yolunun geçtiği Ankara Çayı üzerinde yaptırılan Akköprü sayılabilir. Tarihi özelliğini hala korumakta olan Köprü, 4 büyük, 3 küçük olmak üzere 7 kemerden oluşmuştur.

Gezilecek Yerler

Sulu Han: Hacı Doğan Mahallesi Tekneciler Sokağı ile Sulu Han Sokağı arasında bulunmaktadır. 1685 tarihinde Şeyhülislâm Cevvar Zade Mehmet Emin Bey tarafından Zincirli Camiye vakıf olarak yaptırılmış olduğu ileri sürülen Sulu Hana Hasan Paşa Hanı da denilmektedir. Fakat 1141 tarihli vakfiyede, Hanın Abdülkerimzade Mehmet Emin Bey tarafından vakfedildiği kayıtlardan anlaşılmaktadır.
Gölbaşı: Ankara’nın 25 kilometre güneybatısında ve Konya Yolu üzerinde olan Mogan Gölü’nün kıyısında plaj ve gazinoların yanı sıra restoran ve kahveler vardır. Sıcak yaz aylarında deniz özlemini bir parça da olsa gideren bir gezi ve mesire yeridir. Kıyısında bir yüzme havuzu olan göl, kayık gezileri için elverişlidir. Ulaşım, belediye otobüsü ile sağlanmaktadır.
Atakule: Atakule, varlığı ile modern Ankara görünümüne önemli bir katkıda bulunmaktadır. Yüksekliği 125 metre olan kulenin tepe rakımı 118.2 metredir.

Sanat, Kültür ve Eğlence
Ankara siyasal açıdan olduğu gibi kültürel ve sanatsal açıdan da Türkiye’nin başkenti durumundadır. Devlet Tiyatroları, özel ve amatör tiyatrolar, Devlet Opera ve Balesi, Cumhurbaşkanlığı Senfoni Orkestrası, Devlet Resim ve Heykel Müzesi, çok sayıda resim galerisi, amatör müzik grupları, kültür merkezleri başkentlilerin yararlandıkları etkinliklerdir.Türkiye Cumhuriyeti’nin yarım yüzyılı aşan Devlet Tiyatrosu, Ankara’da en güzel oyunları sergilemekle kalmamış, bilinçli ve son derece ince zevkli bir tiyatro seyircisi de yetiştirmiştir. Türkiye Cumhuriyeti’nin 40 yılı aşan balesi Ankara’da filizlenmiştir. Bu sanat dalı da, tıpkı tiyatro gibi seyircisini de birlikte yaratmış ve geliştirmiştir. Her yıl ekim ayında perdelerini açan tiyatro, opera ve bale sahneleri mayıs sonuna kadar yerli ve yabancı eserlerin seçkin örneklerini sunar. Cumhurbaşkanlığı Senfoni Orkestrası da konserleri ile Ankara kültür sanat yaşamına renk katar.1988′de başlayan “Ankara Uluslararası Film Festivali”, 1984′ten bu yana süregelen ”Uluslararası Ankara Sanat Festivali”, Ankara’da yapılan önemli etkinliklerdendir. Ayrıca, Ankara Uluslararası Çizgi Film Festivali, Ankara Uluslararası Müzik Festivali ve Asya – Avrupa Sanat Bienali ilgi çekici sanatsal etkinliklerdir.

Sportif Etkinlikler
Kış Sporları: Ankara’ya 26 Km. uzaklıktaki Elmadağ Kayak Merkezinde , kar kalınlığı 30-40 cm’ yi bulan kış aylarında kayak yapma imkanı mevcuttur. Elmadağ Kayak Merkezinde bulunan tesisler hizmet vermektedir. Ayrıca, Ankara’da biri kurtuluş Parkı içinde, diğeri Bahçelievler son durakta olmak üzere iki adet buz pateni sahası bulunmaktadır.
Hava Sporları: Gölbaşı, Ankara’daki Hava sporlarının yapıldığı alanlardan biridir.
Avcılık: Ankara İli, çok çeşitli av hayvanları barındırmaktadır. Bunların başında, keklik, çil keklik, tavşan yaban ördekleri ve yaban kazları gelmektedir. Nallıhan, Beypazarı, Kızılcahamam , Çamlıdere, Çubuk ve Güdül ilçeleri ormanlık alanlarında ayı, vaşak, yaban domuzu, geyik bulunmaktadır.
Olta Balıkçılığı: Ankara İl sınırı dahilinde yapılmakta olan balıkçılık akarsu, göl, baraj gölü ve gölet balıkçılığı olmak üzere dört grupta toplanabilir.Akarsu balıkçılığı, Kızılırmak, Sakarya nehirleri ile bunların kolları ve Kirmir Çayında yapılmaktadır. Göl balıkçılığı, Mogan Gölü, Eymir Gölü ve Karagöl’ de yapılmaktadır. Baraj gölü balıkçılığı, Ankara çevresinde bulunan çeşitli baraj göllerinde yapılmaktadır.

Ne Yenir?
Eski Ankara mutfağı evin en büyük kısmını meydana getirir. Bir tarafta ocak ve tandır, bir tarafta kışlık erzakın muhafaza edildiği kiler bulunurdu. Ankara yemekleri oldukça çeşitlidir. Çorbalar; aş, dutmaç, keşkek, miyane, sütlü, tarhana ve toyga çorbaları, et yemekleri; Ankara tavası, alabörtme, calla, çoban kavuması, ilişkik, kapama, orman kebabı, patlıcanlı et, sızgıç, siyel, siper, pilavlar; bici, bulgur pilavı, oğmaç aşı, pıt pıt pilavı, dolmalar; efelek dolması, mantı, şirden dolması (humbar), yalancı dolma, börekler- çörekler; alt-üst böreği, ay böreği, bohça, entekke böreği, hamman, kaha, kol böreği, papaç, Pazar böreği, tandır böreği ve yalkı yemeklerden bazılarıdır.